
Somatizasyon, psikolojik stresin ve duygusal zorlanmanın bedensel belirtilerle kendini göstermesidir. Kişi baş ağrısı, mide sorunları, göğüste sıkışma, kas ağrısı veya yoğun yorgunluk yaşayabilir. Üstelik bu belirtiler gerçekten hissedilir. Bu nedenle somatizasyonu “kafaya takmak” ya da “hastalığı uydurmak” şeklinde değerlendirmek doğru değildir.
Bazen kişi bedensel şikâyetleri nedeniyle birçok doktor görüşmesine gider. Tetkikler yapılır. Buna rağmen belirtileri tam olarak açıklayan belirgin bir neden bulunamayabilir. Bu durumda kişi daha da kaygılanabilir. Çünkü bedeninde yaşadığı sorun gerçektir ancak nedenini anlamakta zorlanır.
Aslında beden ile psikoloji birbirinden bağımsız değildir. Yoğun stres kalp hızını, kas gerginliğini, nefesi, sindirimi ve ağrı algısını etkileyebilir. Bu nedenle uzun süren psikolojik yük, bedende farklı belirtilerle hissedilebilir. Ancak önemli bir nokta vardır: Her fiziksel belirti somatizasyon değildir. Yeni, şiddetli veya devam eden bedensel yakınmalar önce uygun tıbbi değerlendirmeden geçmelidir.
Somatizasyon Nedir?
Somatizasyon, kişinin yaşadığı psikolojik veya duygusal zorlanmanın bedensel yakınmalarla birlikte ortaya çıkmasını anlatan bir kavramdır.
Burada kişi belirtileri bilinçli biçimde oluşturmaz.
Ağrı gerçekten ağrıdır.
Mide bulantısı gerçekten hissedilir.
Göğüsteki sıkışma veya kaslardaki gerginlik de gerçektir.
Dolayısıyla “Tetkiklerde bir şey çıkmadı, demek ki hiçbir şeyin yok” yaklaşımı eksik kalır.
Tıbbi bir neden bulunmaması, kişinin hiçbir şey yaşamadığı anlamına gelmez. Bazen beden, kişinin uzun süredir taşıdığı psikolojik yükün en görünür olduğu yer haline gelir.
Somatizasyon Belirtileri Nelerdir?
Somatizasyon tek bir belirtiyle ortaya çıkmaz. Ayrıca belirtiler kişiden kişiye değişebilir.
Sık görülebilecek yakınmalar şunlardır:
- Baş ağrısı
- Boyun ve omuz ağrısı
- Sırt veya bel ağrısı
- Göğüste sıkışma hissi
- Çarpıntı hissi
- Nefes almakta zorlanıyormuş gibi hissetmek
- Mide ağrısı veya mide bulantısı
- Bağırsak sorunları
- Karında şişkinlik
- Baş dönmesi
- Ellerde veya bedende uyuşma hissi
- Sürekli yorgunluk
- Bedende nedeni açıklanamayan farklı ağrılar
Ancak bu belirtilerin varlığı tek başına somatizasyon anlamına gelmez.
Özellikle yeni başlayan veya şiddetlenen fiziksel belirtilerde önce tıbbi nedenlerin değerlendirilmesi gerekir. Psikolojik açıklama, fiziksel hastalık ihtimalini görmezden gelmek için kullanılmamalıdır.
Stres Neden Bedende Ağrıya Dönüşür?
Stres yalnızca zihinde yaşanan bir durum değildir.
Bir tehdit algıladığımızda beden de buna hazırlanır. Kaslar gerilebilir. Kalp daha hızlı atabilir. Nefes değişebilir. Sindirim sistemi farklı çalışabilir.
Kısa süreli stres sırasında bu tepkiler çoğu zaman geçicidir.
Ancak stres haftalar veya aylar boyunca devam ettiğinde beden de uzun süre gergin kalabilir.
Örneğin kişi iş yerinde sürekli baskı yaşıyorsa omuzlarını fark etmeden sıkabilir. Gün boyunca dişlerini sıkabilir. Akşam olduğunda boyun ve baş ağrısı yaşayabilir.
Başka bir kişide stres daha çok mide üzerinden hissedilebilir.
Dolayısıyla stresin bedendeki karşılığı herkeste aynı değildir.
“Bütün Tetkiklerim Normal Ama Hâlâ Ağrım Var” Ne Demek?
Bu cümle somatizasyon yaşayan kişilerin en çok zorlandığı noktalardan biridir.
Kişi ağrı hisseder. Doktora gider. Tetkikler normal çıkar. Buna rağmen ağrı devam eder.
Sonuçların normal olması rahatlatmak yerine bazen yeni bir kaygı yaratır:
“Peki o zaman neden ağrıyorum?”
Kişi bu soruya cevap bulamadıkça bedenini daha fazla takip etmeye başlayabilir.
Yeni bir ağrı var mı?
Kalbim neden böyle attı?
Bu baş dönmesi ne anlama geliyor?
Böylece dikkatin önemli bir bölümü bedene yönelir.
Bedeni sürekli kontrol etmek ise küçük değişikliklerin bile daha kolay fark edilmesine neden olabilir. Ardından kaygı artar. Kaygı arttığında bedensel gerginlik de artabilir.
Bu şekilde yeni bir döngü oluşabilir.
Somatizasyonda Kaygı–Belirti Döngüsü Nasıl Oluşur?
Somatizasyonda beden ve kaygı bazen birbirini besler.
Örneğin kişi göğsünde hafif bir sıkışma hisseder.
İlk düşüncesi “Bir şey mi oluyor?” olabilir.
Bu düşünce kaygıyı artırır. Kaygı arttıkça kalp hızı ve nefes değişebilir.
Kişi bu değişiklikleri fark ettiğinde ilk korkusu daha da güçlenir.
Döngü şu şekilde ilerleyebilir:
Bedensel belirti → kaygılı yorum → daha fazla bedensel gerginlik → belirtinin artması → daha fazla kaygı
Bu durum, belirtinin hayali olduğu anlamına gelmez.
Tam tersine beden ile düşünce arasındaki karşılıklı etkileşimi gösterir.
Duyguları İfade Edememek Bedeni Etkileyebilir mi?
Bazı kişiler ne hissettiğini kolayca fark eder.
“Öfkeliyim.”
“Kırıldım.”
“Kaygılıyım.”
“Çok yoruldum.”
Bazı kişiler ise yaşadığı duyguyu uzun süre fark etmeyebilir.
Günlük hayat devam eder. İş yapılır. Sorumluluklar yerine getirilir. Ancak duygusal yük birikmeye devam eder.
Bu kişiler bazen duygusal değişimden önce bedensel değişimi fark eder.
Baş ağrısı başlar.
Mide gerilir.
Omuzlar ağrır.
Uyku bozulur.
Bu nedenle terapide yalnızca “Neren ağrıyor?” sorusu yeterli olmayabilir. Bazen “Bu belirti başlamadan önce hayatında neler oluyordu?” sorusu çok daha fazla bilgi verir.
Somatizasyon ile Aleksitimi Arasında İlişki Olabilir mi?
Bazı kişiler duygularını tanımakta ve ifade etmekte zorlanabilir.
Bu durum aleksitimi olarak adlandırılan özelliklerle ilişkili olabilir.
Kişi üzgün olduğunu fark etmeyebilir ancak midesindeki düğümü fark eder. Kırgınlığını anlatamayabilir ancak göğsünde baskı hissedebilir.
Burada beden, kişinin duygusunu “anlatan” tek alan değildir. Ancak bedensel belirtiler daha görünür hale gelebilir.
Bu nedenle duygusal farkındalığı geliştirmek önemlidir.
Kişi bedensel sinyallerinin yanında duygusal sinyallerini de tanımaya başladığında yaşadığı deneyimi daha bütünlüklü değerlendirebilir.
Somatizasyon Neden Sürekli Doktor Aramaya Yol Açabilir?
Bedende açıklanamayan bir belirti olduğunda doktora gitmek doğaldır.
Hatta gerekli olabilir.
Sorun, yeterli değerlendirmeye rağmen kişinin hiçbir zaman güvende hissedememesiyle başlayabilir.
Bir doktor “Önemli bir sorun görünmüyor” der.
Kişi kısa süre rahatlar.
Ardından yeni bir belirti fark eder.
Bu kez başka bir uzmana gider.
Yeni tetkikler yapılır.
Sonuçlar tekrar normal gelir.
Ancak rahatlama yine kısa sürer.
Bu durumda tıbbi takip ile sağlık kaygısının birbirinden ayrılması önemlidir.
Amaç kişinin doktora gitmesini engellemek değildir. Asıl amaç, tıbbi değerlendirme tamamlandıktan sonra kaygının neden devam ettiğini anlamaktır.
Somatizasyon ile Panik Atak Aynı Şey midir?
Somatizasyon ile panik atak aynı şey değildir.
Panik atakta bedensel belirtiler genellikle kısa sürede yoğunlaşır. Çarpıntı, nefes darlığı, titreme veya ölüm korkusu belirgin olabilir.
Somatizasyonda ise bedensel belirtiler daha farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Ayrıca bazı yakınmalar uzun sürebilir.
Bununla birlikte iki durum aynı kişide birlikte görülebilir.
Bu nedenle yalnızca bir belirtiye bakarak karar vermek doğru değildir.
Belirtinin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve hangi durumlarda arttığı birlikte değerlendirilmelidir.
Somatizasyon “Her Şey Psikolojik” Demek Değildir
Somatizasyon hakkında en sorunlu ifadelerden biri şudur:
“Senin hiçbir şeyin yok, psikolojik.”
Bu cümle kişinin yaşadığı fiziksel sıkıntıyı küçümseyebilir.
Psikolojik bir sürecin bedeni etkilemesi, belirtilerin gerçek olmadığı anlamına gelmez.
Ayrıca her ağrının psikolojik olduğunu düşünmek de risklidir.
Bu nedenle doğru yaklaşım iki tarafı birlikte değerlendirmektir.
Önce gerekli tıbbi kontroller yapılır.
Ardından belirtileri açıklayan yeterli bir fiziksel neden bulunmuyorsa stres, kaygı ve diğer psikolojik etkenler de değerlendirilir.
Beden ile psikoloji arasında seçim yapmak gerekmez.
İkisi aynı insanın parçalarıdır.
Somatizasyon Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?
Somatizasyon yalnızca ağrının kendisiyle sınırlı kalmayabilir.
Kişi bedensel belirtileri nedeniyle günlük planlarını değiştirmeye başlayabilir.
Spor yapmaktan kaçınabilir.
Uzun yolculuklara çıkmak istemeyebilir.
Tek başına kalmaktan korkabilir.
Sürekli hastane veya sağlık merkezi yakınında bulunmak isteyebilir.
Ayrıca kişi bedensel belirtilerini sürekli takip ettiği için başka alanlara odaklanmakta zorlanabilir.
Bu durum iş yaşamını, sosyal ilişkileri ve kişinin yaşam kalitesini etkileyebilir.
Dolayısıyla terapi sürecinde yalnızca belirtinin şiddetine değil, kişinin hayatını ne kadar daralttığına da bakmak gerekir.
Somatizasyon Nasıl Azalır?
Somatizasyonu azaltmanın tek bir yolu yoktur.
Öncelikle kişinin belirtilerinin tıbbi açıdan değerlendirilmesi önemlidir.
Ardından psikolojik etkenler belirginse kişinin stres kaynakları, bedensel duyumlara verdiği anlam ve baş etme biçimleri ele alınabilir.
Bazı kişiler için şu alanlarda çalışma yararlı olabilir:
- Stres kaynaklarını fark etmek
- Bedensel belirtileri sürekli kontrol etmeyi azaltmak
- Kaygılı yorumları değerlendirmek
- Duyguları daha erken fark etmek
- Dinlenme ve uyku düzenini gözden geçirmek
- Kaçınma davranışlarını azaltmak
- Bedenle daha güvenli bir ilişki kurmak
Burada amaç “Belirtiyi düşünmezsen geçer” demek değildir.
Amaç, bedensel belirti ile kaygının birbirini beslediği döngüyü değiştirmektir.
Somatizasyon Terapide Nasıl Ele Alınır?
Somatizasyon yaşayan bir kişiye “Stres yapma” demek yeterli değildir.
Çünkü stres çoğu zaman bilinçli biçimde seçilen bir durum değildir.
Benim terapi yaklaşımımda önce belirtilerin hangi dönemlerde arttığına bakarım.
Ağrı ne zaman başladı?
O dönemde hayatında ne değişti?
Belirti arttığında zihninden hangi düşünceler geçiyor?
Bedenini ne kadar sık kontrol ediyorsun?
Hangi duyguları ifade etmek daha zor geliyor?
Bu sorular somatizasyonun kişiye özgü döngüsünü anlamaya yardımcı olur.
Bilişsel davranışçı çalışmalarla kaygılı yorumlar ele alınabilir. Bunun yanında kişinin duygusal farkındalığı ve stresle kurduğu ilişki de değerlendirilir.
Çünkü bazen yalnızca ağrıyı azaltmaya çalışmak yeterli değildir.
Kişinin bedeninin neden sürekli alarmda kaldığını da anlamak gerekir.
Somatizasyon İçin Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalı?
Her ağrı psikolojik değildir.
Bu nedenle ilk adım gerekli tıbbi değerlendirmedir.
Ancak yapılan değerlendirmelere rağmen kişinin belirtileri devam ediyor ve stresle belirgin biçimde artıyorsa psikolojik destek düşünülebilir.
Özellikle;
- sürekli yeni bir hastalıktan şüpheleniliyorsa,
- bedensel belirtiler günlük hayatı kısıtlıyorsa,
- aynı belirtiler stresli dönemlerde artıyorsa,
- kişi sürekli bedenini kontrol ediyorsa,
- doktorların açıklamaları yalnızca kısa süre rahatlatıyorsa,
- kaygı iş, ilişki veya sosyal yaşamı etkiliyorsa
psikolojik değerlendirme faydalı olabilir.
Burada terapi tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez.
İki alan gerektiğinde birlikte ilerleyebilir.
Ankara’da Somatizasyon ve Psikolojik Destek
Ankara’da somatizasyon, stres kaynaklı bedensel yakınmalar veya sağlık kaygısı nedeniyle psikolojik destek arayan kişilerle bu süreç yalnızca belirtiler üzerinden değerlendirilmez.
Uzm. Psk. Burak Akkaya, Çukurambar’da Can Psikoloji bünyesinde yüz yüze ve uygun durumlarda online terapi süreçleri yürütmektedir.
Psikolog Burak Akkaya ile yürütülen terapi sürecinde bedensel belirtilerin hangi dönemlerde arttığı incelenir. Bunun yanında kişinin stres düzeyi, kaygılı düşünceleri, duygusal farkındalığı ve bedeni sürekli kontrol etme davranışları da değerlendirilir.
Amaç kişinin her fiziksel belirtisini psikolojik olarak açıklamak değildir.
Asıl hedef, gerekli tıbbi kontroller sonrasında stres, kaygı ve beden arasındaki döngüyü daha sağlıklı biçimde yönetebilmesini sağlamaktır.
Beden Bazen Zihnin Taşıdığı Yükü Gösterir
İnsan her duygusunu aynı açıklıkla fark edemez.
Bazen zihinsel olarak “İyiyim” derken beden farklı bir şey söylüyor olabilir.
Omuzlar sürekli gergindir.
Mide uzun zamandır rahatsızdır.
Baş ağrıları sıklaşmıştır.
Uyku bozulmuştur.
Bu belirtilerin her zaman psikolojik bir nedeni olmak zorunda değildir. Ancak tıbbi değerlendirmeler yapıldığı halde stres dönemlerinde aynı belirtiler tekrar tekrar ortaya çıkıyorsa bedenin verdiği sinyalleri yalnızca susturmaya çalışmak yeterli olmayabilir.
Somatizasyonu anlamak, ağrının gerçekliğini sorgulamak değildir.
Asıl mesele, bedenin ne yaşadığını anlamaya çalışırken kişinin hayatındaki psikolojik yükü de değerlendirebilmektir.
Uzm. Psk. Burak Akkaya