Sürekli Kötü Bir Şey Olacakmış Gibi Hissetmek Neden Olur?

sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek ve kaygı hali
Bazı insanlar ortada belirgin bir sorun yokken bile içten içe kötü bir şey olacakmış gibi hisseder. Gün normal ilerliyordur, görünürde büyük bir tehlike yoktur ama beden rahatlayamaz. Zihin sürekli ihtimalleri tarar, “Ya bir şey olursa?”, “Ya kötü bir haber alırsam?”, “Ya her şey bir anda bozulursa?” gibi düşünceler arka planda dönmeye devam eder.

Bu his çoğu zaman yalnızca “evham” değildir. Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek; kaygı, stres, geçmiş deneyimler, güvensizlik, kontrol ihtiyacı ya da uzun süredir devam eden psikolojik yorgunlukla bağlantılı olabilir. Kişi bunu bazen iç sıkıntısı, huzursuzluk, kalp çarpıntısı, mide sıkışması, nefes darlığı ya da sürekli tetikte olma haliyle yaşayabilir.

En zor tarafı da şudur: Kişi çoğu zaman neye kaygılandığını tam olarak bilemez. Belirli bir sorun yoktur ama beden sanki bir tehlike varmış gibi alarmdadır. Bu yüzden bu duygu insanı hem zihinsel hem bedensel olarak yorar. Çünkü kötü bir şey olmasını beklemek, bazen kötü bir şey yaşamış kadar yorucu olabilir.
devamını oku

Ağlama İsteği Neden Olur? Sürekli Ağlamak İstemek Ne Anlama Gelir?

ağlama isteği neden olur ve sürekli ağlamak istemek
ağlama isteği neden olur ve sürekli ağlamak istemek

Bazı dönemlerde insan kendini sürekli ağlamak üzereymiş gibi hissedebilir. Ortada çok belirgin bir neden yoktur ama boğazda bir düğüm, göğüste bir sıkışma, içte bir doluluk hissi vardır. Bazen küçük bir cümle, bir şarkı, bir bakış ya da gün içinde yaşanan sıradan bir olay bile gözleri doldurabilir.

Sürekli ağlamak istemek çoğu zaman “zayıflık” değildir. Aksine, kişinin uzun süredir taşıdığı duygusal yükün artık görünür hale gelmesidir. İnsan bazen günlerce, haftalarca hatta aylarca güçlü durmaya çalışır; konuşmaz, bastırır, idare eder, erteler. Ama beden ve zihin bir noktadan sonra bu yükü başka şekilde dışarı çıkarır. Ağlama isteği bazen tam da bu yüzden gelir.

Ağlamak, çoğu zaman yalnızca üzüntünün değil; yorgunluğun, kaygının, kırgınlığın, bastırılmış öfkenin, çaresizliğin veya artık dayanacak gücü kalmamanın da ifadesidir. Bu yüzden “Neden ağlamak istiyorum?” sorusunun cevabı her zaman tek bir olayda bulunmaz. Bazen mesele o gün yaşanan şey değil, uzun zamandır biriken şeydir.
devamını oku

Ankara Çift Terapisi: Çift Terapisi Ne Zaman Gerekir?

Ankara çift terapisi ve evlilikte iletişim sorunlarıÇift terapisiyle ilgili en yaygın yanlış düşüncelerden biri, terapiye ancak ilişki bitme noktasına geldiğinde başvurulması gerektiğidir. Oysa çift terapisi yalnızca ayrılık, boşanma ya da büyük kriz dönemlerinde alınan bir destek değildir. İlişkide iletişim zayıflamaya başladığında, taraflar birbirini duymakta zorlandığında veya aynı sorunlar sürekli tekrar ettiğinde de çift terapisi önemli bir destek alanı olabilir.

Birçok çift, sorunlar uzun süre biriktikten sonra destek aramaya başlar. Bu noktada kırgınlıklar çoğalmış, güven zedelenmiş ve tarafların birbirine karşı tahammülü azalmış olabilir. Böyle durumlarda terapi yine de faydalı olabilir; ancak sorunlar çok büyümeden başvurmak sürecin daha sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur.

Çift terapisine başvurmak, ilişkinin kötü olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, ilişkiye dair sorumluluk alma isteğini gösterebilir. Çünkü bazı çiftler sorunları görmezden gelmek yerine anlamaya çalışır. Bu da ilişkinin geleceği açısından önemli bir adımdır.

Çift terapisi şu sorulara yanıt arayan çiftler için oldukça anlamlı olabilir:

devamını oku

Ankara Psikolog: Doğru Psikolog Nasıl Seçilir?

Ankara Psikolog: Doğru Psikolog Nasıl Seçilir?

Psikolojik destek almaya karar vermek birçok insan için önemli bir adımdır. Ancak bu kararı verdikten sonra akla gelen ilk soru genellikle şudur: “Doğru psikoloğu nasıl bulacağım?” Özellikle Ankara gibi büyük bir şehirde psikolog sayısı oldukça fazladır ve bu durum bazen seçim yapmayı zorlaştırabilir.

Bir psikolog seçerken çoğu kişi yalnızca tavsiyelere ya da internet aramalarına bakar. Oysa psikolojik destek sürecinde önemli olan yalnızca bir uzmana ulaşmak değil, aynı zamanda sana uygun olan uzmanı bulabilmektir. Çünkü terapi sürecinin verimli olması büyük ölçüde danışan ile psikolog arasındaki uyuma bağlıdır.

Ankara’da psikolog arayan birçok kişi farklı uzmanlık alanlarıyla karşılaşır: bireysel terapi, çift terapisi, aile terapisi, çocuk psikolojisi gibi. Bu nedenle terapiye başlamadan önce ihtiyacının ne olduğunu anlamak ve buna uygun bir psikolog seçmek oldukça önemlidir.

Peki Ankara’da psikolog ararken nelere dikkat etmelisin? Doğru psikoloğu seçmek için hangi kriterler gerçekten önemlidir?


devamını oku