Panik Atak Terapisi: Ya Tekrar Olursa Korkusu Nasıl Geçer?

panik atak terapisi ve ya tekrar olursa korkusu üzerine sade terapi odası görseli
Panik atak terapisi, kişinin atak belirtilerini, ya tekrar olursa korkusunu, kaçınma davranışlarını ve bedensel alarm döngüsünü anlamasına yardımcı olabilir.

Panik atak terapisi, kişinin yalnızca atak anında yaşadığı yoğun korkuyu değil, atak bittikten sonra devam eden “Ya tekrar olursa?” düşüncesini de ele alır. Çünkü panik atak çoğu zaman kısa sürer. Fakat bıraktığı korku, kişinin günlerini, ilişkilerini ve kararlarını etkilemeye devam edebilir.

Panik atak yaşayan kişi o anda bedeninde güçlü bir alarm hisseder. Kalbi hızlanır. Nefesi daralır. Göğsünde baskı olur. Baş dönmesi, titreme, uyuşma ya da gerçeklikten kopuyormuş gibi hissetme yaşanabilir.

Bu belirtiler kişiye çok korkutucu gelir. Zihin hızla en kötü ihtimale gider.

“Ya ölürsem?”
“Ya bayılırsam?”
“Ya kontrolü kaybedersem?”
“Ya kimse bana yardım edemezse?”

Panik atağı bu kadar zorlaştıran şey yalnızca bedensel belirtiler değildir. Kişinin bu belirtilere verdiği anlam da atağın şiddetini artırabilir.
devamını oku

EMDR Terapisi Nedir? Travmatik Anılar Neden Bugünü Etkiler?

EMDR terapisi uygulamasını simgeleyen, yüzü görünmeyen danışan ve terapist eşliğinde sade terapi ortamı
EMDR terapisi, geçmişte yaşanan zorlayıcı anıların bugün yarattığı yoğun duygu ve beden tepkilerini çalışmak için kullanılan bir terapi yaklaşımıdır.

EMDR terapisi, kişinin geçmişte yaşadığı zorlayıcı olayların bugünkü duygu, düşünce ve beden tepkileri üzerindeki etkisini çalışmaya yardımcı olan bir terapi yaklaşımıdır. Bazen bir olay geçmişte kalır. Fakat bedende, ilişkilerde, kaygıda ya da kişinin kendine bakışında hâlâ yaşamaya devam eder.

İnsan bazı anıları yalnızca hatırlamaz. Onları yeniden yaşıyormuş gibi hissedebilir. Bir ses, bir koku, bir bakış, bir mesaj, bir tartışma ya da benzer bir ortam eski bir duyguyu yeniden uyandırabilir.

Bu yüzden mesele her zaman “geçmişi düşünmek” değildir. Bazen geçmiş, bugünkü tepkilerin içinde kendini gösterir.

EMDR terapisi tam da bu noktada gündeme gelir. Amaç anıyı silmek değildir. Amaç, o anının bugün hâlâ kişiyi aynı yoğunlukta etkilemesini azaltmak ve zihnin o yaşantıyı daha sağlıklı işlemesine yardımcı olmaktır.
devamını oku

Çocuklukta Görülmemek Yetişkinlikte Nasıl İz Bırakır?

çocuklukta görülmemek ve yetişkinlikte bıraktığı duygusal izler üzerine sade psikoloji blog görseli
Çocuklukta görülmemek, yetişkinlikte değersizlik hissi, onay ihtiyacı, duygusal yoksunluk ve ilişkilerde fark edilme ihtiyacı olarak kendini gösterebilir.

Çocuklukta görülmemek, kişinin küçük yaşlarda duygularının, ihtiyaçlarının, korkularının ya da varlığının yeterince fark edilmemesi anlamına gelir. Çocuk fiziksel olarak aile içinde vardır. Ama duygusal olarak çoğu zaman yalnızdır.

Bu yalnızlık her zaman açık bir ihmal gibi görünmez. Bazen evde yemek vardır, okul ihtiyaçları karşılanır, düzen vardır. Fakat çocuğun iç dünyası sorulmaz. Ne hissettiği, neye üzüldüğü, neden sustuğu ya da neye ihtiyaç duyduğu yeterince görülmez.

Çocuk zamanla şunu öğrenebilir: “Benim duygularım önemli değil.” Bu öğrenme büyüdüğünde de etkisini sürdürebilir. Kişi ilişkilerinde görülmek ister ama bunu istemekten utanır. Sevilmek ister ama ihtiyaç duymayı zayıflık sanır.
devamını oku

Psikoloğa Ne Zaman Gidilmeli? Ankara Psikolog Rehberi

psikoloğa ne zaman gidilmeli ve Ankara psikolog rehberi için sade terapi odası görseli
Psikoloğa gitmek için hayatın tamamen dağılmasını beklemek gerekmez; terapi, kişinin yaşadığı duygusal ve ilişkisel döngüleri anlamasına yardımcı olabilir.

Psikoloğa ne zaman gidilmeli sorusu, çoğu zaman kişi artık kendi içinde bazı şeyleri taşımakta zorlandığında akla gelir. İnsan bazen yaşadığı sıkıntıyı net olarak adlandıramaz. Sadece daha fazla düşündüğünü, daha çabuk yorulduğunu, daha az keyif aldığını ya da aynı sorunlara tekrar tekrar döndüğünü fark eder.

Birçok kişi psikolojik destek almayı erteler. Çünkü yaşadığı şeyi yeterince önemli görmez. “Geçer”, “Ben hallederim”, “Daha kötü durumda olanlar var” ya da “Psikoloğa gitmek için çok kötü olmam gerekir” diye düşünür.

Oysa psikoloğa gitmek için hayatın tamamen kontrolden çıkması gerekmez. Terapi yalnızca kriz anlarında başvurulan bir süreç değildir. Kişi kendini daha iyi anlamak, kaygılarını tanımak, ilişkilerindeki döngüleri fark etmek ya da geçmişin bugüne etkisini görmek için de terapiye başlayabilir.
devamını oku