Özgüven Eksikliği Neden Olur? Kendine Güven Nasıl Geliştirilir?

Özgüven eksikliği yaşayan ve kendine güvenmekte zorlanan kişiyi anlatan psikoloji blog görseli
Özgüven eksikliği; hata yapma korkusu, kendini başkalarıyla kıyaslama ve sürekli onay arama gibi davranışlarla kendini gösterebilir.

Özgüven eksikliği, kişinin yalnızca kendisini yetersiz görmesi değildir. Bazen bir toplantıda fikrini söyleyememek, bazen yeni bir işe başlamak için sürekli hazır olmayı beklemek, bazen de bir ilişkide kendi ihtiyacını dile getirememek şeklinde ortaya çıkar. Kişi ne yapabileceğini bilse bile hata yapma ihtimali onu geri çekebilir.

Dışarıdan bakıldığında özgüveni düşük görünen herkes aslında kendisini başarısız bulmaz. Bazı insanlar başarılıdır, sorumluluk alır ve çevresinden takdir görür. Buna rağmen içlerinde sürekli “Yeterince iyi miyim?”, “Ya rezil olursam?” veya “Bunu gerçekten hak ediyor muyum?” soruları döner. Bu nedenle özgüven yalnızca başarıyla değil, kişinin kendisini nasıl değerlendirdiğiyle de ilgilidir.

Üstelik özgüven sabit bir kişilik özelliği değildir. Bir insan iş hayatında kendinden emin olabilir ancak romantik ilişkilerde sürekli reddedilmekten korkabilir. Başka biri sosyal ortamlarda rahatken görünüşü konusunda kendisini yetersiz hissedebilir. Bu nedenle kendine güven geliştirmek, herkesten daha güçlü görünmeye çalışmak değil; hata yapma, eleştirilme ve belirsizlik ihtimaline rağmen hareket edebilmeyi öğrenmektir.


Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven, kişinin belirli durumlarla baş edebileceğine dair inancıyla ilişkilidir.

“Bu işi kesin başaracağım” demek değildir.

Daha çok:

“Zorlansam da deneyebilirim.”

“Yanlış yaparsam düzeltebilirim.”

“Birinin beni eleştirmesi benim tamamen yetersiz olduğum anlamına gelmez.”

diyebilme kapasitesidir.

Özgüven eksikliğinde ise kişi kendi becerilerini olduğundan daha düşük değerlendirebilir. Başarılarını şansa bağlayabilir. Hatalarını ise kişiliğinin kanıtı gibi görebilir.

Örneğin bir sunum iyi geçtiğinde:

“Zaten konu kolaydı.”

diye düşünebilir.

Fakat küçük bir hata yaptığında:

“Ben bu işi beceremiyorum.”

sonucuna varabilir.

Sorun yalnızca düşüncenin olumsuz olması değildir. Kişinin kendisine ilişkin değerlendirmesinde başarıların küçültülmesi, hataların ise büyütülmesi özgüveni zamanla daha kırılgan hale getirebilir.


Özgüven Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Özgüven eksikliği her zaman çekingen görünmek anlamına gelmez.

Bazı kişiler sessizleşir. Bazıları ise tam tersine sürekli başarılı olmaya, güçlü görünmeye veya kendisini kanıtlamaya çalışır.

Sık görülebilecek belirtiler şunlardır:

  • Başkalarının ne düşündüğünü fazla önemsemek
  • Eleştirildiğinde uzun süre etkilenmek
  • Hata yapmaktan aşırı korkmak
  • Yeni şeylere başlamayı ertelemek
  • Başarıları küçümsemek
  • Kendini başkalarıyla sık karşılaştırmak
  • Karar verirken sürekli onay aramak
  • Hayır demekte zorlanmak
  • Kendi fikrini savunmaktan kaçınmak
  • İltifatları kabul etmekte zorlanmak
  • Kendini sık sık yetersiz veya değersiz hissetmek
  • Mükemmel olmadan görünür olmak istememek
  • Başarısızlık ihtimali olan durumlardan kaçınmak

Ancak bu belirtilerden birkaçının bulunması tek başına bir psikolojik bozukluk anlamına gelmez.

Önemli olan bu örüntünün kişinin ilişkilerini, iş yaşamını ve günlük seçimlerini ne kadar etkilediğidir.


Özgüven Eksikliği Neden Olur?

Özgüven eksikliğinin tek bir nedeni yoktur.

Çoğu zaman kişinin geçmiş deneyimleri, kendisiyle ilgili geliştirdiği inançlar ve bugünkü yaşam biçimi birlikte etkili olur.

Örneğin çocukluk döneminde sık eleştirilen bir kişi zamanla hata yapmayı sıradan bir öğrenme deneyimi olarak değil, kabul görmeme riski olarak algılayabilir.

Sürekli başka çocuklarla karşılaştırılmış olabilir.

“Bak, o senden daha başarılı.”

“Sen neden böyle yapamıyorsun?”

“Daha iyisini yapabilirdin.”

gibi mesajlar tekrarlandığında kişi zamanla değerini kendi gelişimi üzerinden değil, başkalarıyla kıyaslayarak ölçmeye başlayabilir.

Bununla birlikte aşırı koruyucu yetiştirilme de özgüveni etkileyebilir.

Çocuğun yerine sürekli karar verildiğinde veya hata yapmasına fırsat verilmediğinde şu deneyim eksik kalabilir:

“Bir sorun çıktığında onunla baş edebilirim.”

Özgüven yalnızca olumlu sözler duyarak gelişmez.

Aynı zamanda denemek, zorlanmak, hata yapmak ve yeniden deneyebilmekle gelişir.


Mükemmeliyetçilik Özgüveni Neden Zayıflatabilir?

Mükemmeliyetçi bir kişi dışarıdan oldukça özgüvenli görünebilir.

Başarılıdır. Disiplinlidir. İnsanların takdir ettiği işler yapabilir.

Ancak içeride farklı bir sistem çalışabilir:

“İyi olmak yetmez.”

“En iyisini yapmalıyım.”

“Bir hata bütün emeğimi değersizleştirir.”

Bu durumda kişinin özgüveni başarının üzerine kurulmaz. Hata yapmamanın üzerine kurulur.

Dolayısıyla performans yükseldikçe rahatlaması beklenirken baskı da yükselebilir.

Yeni bir başarı yeni bir standart yaratır.

Kişi bir süre sonra yaptığı şeyden keyif almak yerine sürekli seviyesini korumaya çalışır.

Bu nedenle kendine güven geliştirmek bazen “daha başarılı olmak” değil, başarı ile kişisel değeri birbirinden ayırmayı öğrenmektir.


Kendini Başkalarıyla Karşılaştırmak Özgüveni Nasıl Etkiler?

İnsanların kendilerini başkalarıyla karşılaştırması doğaldır.

Sorun karşılaştırmanın sürekli hale gelmesidir.

Sosyal medyada bunun için sınırsız malzeme vardır.

Birinin kariyerini görürüz.

Başka birinin ilişkisini.

Bir başkasının bedenini, seyahatlerini veya yaşam tarzını.

Fakat çoğu zaman kendi hayatımızın tamamını, başkasının seçilmiş birkaç görüntüsüyle karşılaştırırız.

Sonuçta kişi kendi ilerlemesini fark etmek yerine sürekli geride kaldığını hissedebilir.

Özellikle karşılaştırma sonrasında zihinde şu düşünceler dönüyorsa özgüven daha fazla etkilenebilir:

“Herkes benden ileride.”

“Ben neden bunu yapamadım?”

“Benim hayatım neden böyle değil?”

Bu noktada sorun başka insanların başarılı olması değildir.

Sorun, kişinin kendi değerini sürekli dışarıdaki ölçülere göre hesaplamasıdır.

Kendine güven geliştirmek için en önemli değişimlerden biri, kişinin kendisini yalnızca çevresindeki insanlarla değil, kendi geçmişi ve kendi hedefleriyle değerlendirmeyi öğrenmesidir.


Özgüven Eksikliği İlişkileri Nasıl Etkiler?

Özgüven sorunu romantik ilişkilerde daha görünür hale gelebilir.

Kişi sevildiğinden emin olmak için sürekli onay bekleyebilir.

Partnerinin ses tonundaki küçük bir değişiklik bile:

“Artık beni istemiyor mu?”

düşüncesini tetikleyebilir.

Bunun sonucunda kişi daha fazla açıklama isteyebilir, kendisini kanıtlamaya çalışabilir veya terk edilmemek için kendi sınırlarından vazgeçebilir.

Bazı kişiler ise tam tersine yakınlaşmaktan kaçınır.

Çünkü gerçek anlamda görülürlerse yeterince iyi bulunmayacaklarını düşünürler.

Bu nedenle özgüven problemi yalnızca “kendimi beğenmiyorum” meselesi değildir.

Bazen kişinin ilişkide ne kadar alan kaplayabildiğini belirler.

İhtiyacını söyleyebiliyor mu?

Hayır diyebiliyor mu?

Birinin ilgisini kaybetme riskine rağmen kendi sınırını koruyabiliyor mu?

Kendine güvenin önemli göstergelerinden biri, ilişkiyi kaybetmemek için kendini kaybetmemektir.


Özgüven Eksikliği Neden Kaçınmaya Yol Açar?

Özgüven eksikliğini sürdüren en önemli süreçlerden biri kaçınmadır.

Kişi topluluk önünde konuşmaktan korkuyorsa konuşmaz.

Yeni bir işe başvurmaktan çekiniyorsa başvurmaz.

Birinden hoşlanıyorsa reddedilmemek için yaklaşmaz.

Kısa vadede rahatlar.

Çünkü korktuğu durumla karşılaşmamıştır.

Ancak zihninde şu sonuç güçlenebilir:

“Demek ki gerçekten yapamazdım.”

Böylece kişi kendisine güvenmek için deneyim kazanması gerekirken, korku nedeniyle deneyimden uzaklaşır.

Ortaya şu döngü çıkar:

Kendime güvenmiyorum → denemiyorum → deneyim kazanamıyorum → kendime daha az güveniyorum.

Bu nedenle özgüven çoğu zaman önce ortaya çıkan bir duygu değildir.

Bazen kişi önce davranır.

Özgüven daha sonra gelir.


Kendine Güven Nasıl Geliştirilir?

Kendine güven geliştirmek için kişinin bir sabah uyandığında kendisini güçlü hissetmesini beklemesi gerekmez.

Özgüven çoğu zaman küçük davranışların tekrarından gelişir.

Küçük ama gerçekçi riskler alın

Kendinizi bir anda en zor durumun içine atmanız gerekmez.

Ancak sürekli kaçındığınız alanlarda küçük adımlar atabilirsiniz.

Toplantıda bir kez fikir söylemek, bir konuda yardım istemek veya yeni bir ortamda kısa bir sohbet başlatmak buna örnek olabilir.

Amaç kusursuz performans değildir.

Amaç beyninize şu yeni deneyimi göstermektir:

“Zorlanabilirim ve yine de bununla baş edebilirim.”

Başarı kadar çabayı da görün

Özgüveni düşük kişiler genellikle sonuç odaklıdır.

Kazandıysa başarılıdır.

Kaybettiyse başarısızdır.

Oysa gelişim bu kadar ikili değildir.

Bir sınır koymayı denemek, daha önce kaçındığınız bir şeyi yapmak veya hata yaptıktan sonra yeniden denemek de ilerlemedir.

İç konuşmanızı fark edin

Kendinize kullandığınız dili inceleyin.

Bir arkadaşınız küçük bir hata yaptığında ona söylemeyeceğiniz şeyleri kendinize söylüyor musunuz?

“Beceriksizim.”

“Benden hiçbir şey olmaz.”

“Yine rezil oldum.”

Bu cümleler motivasyon sağlamaz.

Aksine kişinin yeniden deneme isteğini azaltabilir.

Daha gerçekçi bir dil kullanmak gerekir:

“Burada hata yaptım.”

“Bunu henüz yeterince iyi yapamıyorum.”

“Bir dahaki sefer farklı davranabilirim.”

Bu yaklaşım hatayı inkâr etmez.

Fakat hatayı kimliğiniz haline getirmez.

Sürekli onay aramayı azaltın

Başkalarının görüşüne ihtiyaç duymak normaldir.

Ancak her karar için dışarıdan güvence beklemek, zamanla kişinin kendi değerlendirmesine olan güvenini azaltabilir.

Küçük kararlarda önce kendinize sorun:

“Ben ne düşünüyorum?”

Sonra başkasının fikrini alın.

Bu küçük sıra değişikliği bile önemlidir.


Kendine Güvenmek Her Zaman İyi Hissetmek Değildir

Özgüven konusunda en sık yapılan hatalardan biri şudur:

“Kendime güvenirsem korkmam.”

Oysa özgüven korkunun yokluğu değildir.

Kendine güvenen biri de sunumdan önce heyecanlanabilir.

Reddedilmekten hoşlanmayabilir.

Hata yaptığında utanabilir.

Fark şudur:

Bu duygular onun davranışını tamamen yönetmez.

Kendine güvenmek:

“Korkmuyorum.”

demek yerine,

“Korksam da bununla baş edebilirim.”

diyebilmektir.

Bu ayrım özgüveni daha gerçekçi ve sürdürülebilir hale getirir.


Özgüven Eksikliği Terapide Nasıl Ele Alınır?

Terapide amaç kişiye sürekli olumlu cümleler söyletmek değildir.

“Ben harikayım.”

“Ben güçlüyüm.”

gibi ifadeler, kişi bunlara inanmıyorsa tek başına yeterli olmaz.

Öncelikle kişinin kendisi hakkında geliştirdiği temel değerlendirmelere bakılır.

Ne zaman kendisini yetersiz hissediyor?

Eleştirilmek onun için ne anlama geliyor?

Hata yaptığında zihninden hangi düşünceler geçiyor?

Neden başkalarının onayına bu kadar ihtiyaç duyuyor?

Hangi durumlarda geri çekiliyor?

Benim terapi yaklaşımımda özgüven sorununu yalnızca “kendini sevme” başlığı altında ele almam.

Kişinin düşünce, duygu ve davranış döngüsüne bakarım. Bunun yanında çocukluk deneyimleri, ilişkilerde tekrar eden örüntüler, yüksek standartlar, onay ihtiyacı ve başarısızlıkla ilgili anlamlar da önemli olabilir.

Çünkü bazen kişi kendine güvenmediği için başarısız değildir.

Başarısız olma ihtimalini sürekli kişisel değerinin tehdidi olarak gördüğü için kendine güvenmekte zorlanır.


Ankara’da Özgüven Eksikliği ve Psikolojik Destek

Özgüven eksikliği iş yaşamını, ilişkileri ve günlük seçimleri belirlemeye başladığında psikolojik destek düşünülebilir.

Özellikle kişi sürekli kendisini kanıtlamak zorunda hissediyorsa, eleştirilmekten yoğun biçimde etkileniyorsa veya başarısızlık korkusu nedeniyle hayatındaki önemli adımları erteliyorsa bu örüntüyü anlamak faydalı olabilir.

Uzm. Psk. Burak Akkaya, Ankara Çukurambar’da Can Psikoloji bünyesinde yüz yüze ve uygun durumlarda online terapi süreçleri yürütmektedir.

Terapi sürecinde amaç kişiyi yapay biçimde “çok özgüvenli” hale getirmek değildir.

Amaç, kişinin kendi değerini yalnızca başarıya, başkalarının onayına veya kusursuz olmaya bağlamadığı daha sağlam bir iç değerlendirme geliştirmesine yardımcı olmaktır.


Özgüven, Kendinden Hiç Şüphe Etmemek Değildir

Kendine güvenen insanların kendilerinden hiç şüphe etmediğini düşünmek yanıltıcıdır.

Onlar da zaman zaman yetersiz hisseder.

Onlar da yanlış karar verir.

Onlar da reddedilir.

Fakat her olumsuz deneyimi kendileri hakkında verilmiş nihai bir karar gibi görmezler.

Özgüvenin en güçlü hali, sürekli “Ben yapabilirim” demek değildir.

Bazen çok daha sade bir cümledir:

“Ne olacağını bilmiyorum. Ama ortaya çıkacak sonuçla baş edebilirim.”

Kendine güven tam da burada gelişmeye başlar.


Uzm. Psk. Burak Akkaya