
Özgüven eksikliği, kişinin yalnızca kendisini yetersiz görmesi değildir. Bazen bir toplantıda fikrini söyleyememek, bazen yeni bir işe başlamak için sürekli hazır olmayı beklemek, bazen de bir ilişkide kendi ihtiyacını dile getirememek şeklinde ortaya çıkar. Kişi ne yapabileceğini bilse bile hata yapma ihtimali onu geri çekebilir.
Dışarıdan bakıldığında özgüveni düşük görünen herkes aslında kendisini başarısız bulmaz. Bazı insanlar başarılıdır, sorumluluk alır ve çevresinden takdir görür. Buna rağmen içlerinde sürekli “Yeterince iyi miyim?”, “Ya rezil olursam?” veya “Bunu gerçekten hak ediyor muyum?” soruları döner. Bu nedenle özgüven yalnızca başarıyla değil, kişinin kendisini nasıl değerlendirdiğiyle de ilgilidir.
devamını oku
Sevgi, güven, paylaşım… Bir ilişkiden beklediğimiz temel duygular bunlarken, bazı ilişkiler tam tersine bizi tüketir, değersiz hissettirir, hatta duygusal olarak yıkar. Yine de o kişiden kopamaz, ona karşı derin bir bağ hissederiz. Mantığımız “Kaç!” diye haykırırken, kalbimiz “Kal!” demeye devam eder. İşte bu çelişki, toksik aşkın en can alıcı noktasıdır.
Hayat bazen geçmişin gölgesinde geçer. Bir karar alırız, bir kelime söyleriz ya da sadece bir şeyi yapmadığımız için yıllar boyu içten içe kendimizi suçlarız. Zaman geçer, hayat değişir ama içimizdeki o ince sızı kalır. Bazı duygular vardır, açıkça ortaya çıkmazlar ama sessizce içeride büyür, şekil değiştirir, bazen bedenimize ağrı olarak, bazen huzursuzluk olarak geri döner. İşte suçluluk duygusu da bunlardan biridir. Açık bir ifade bulamaz çoğu zaman; yüzleşilmediği için yıllarca bastırılır, yutulur, ama içten içe kişinin benlik algısını kemirmeye devam eder.
Günümüzün yoğun tempolu yaşam tarzları, sürekli olarak dışarıya yönelmemize ve çevremize odaklanmamıza neden olabilir. Ancak, kendi iç dünyamıza, kendimize ve içsel düşüncelere nasıl baktığımız, yaşam kalitemizi ve duygusal refahımızı büyük ölçüde etkiler. Kendimize değer verme, öz saygıyı geliştirme ve iç huzuru bulma, kişisel gelişim ve ruh sağlığı açısından kritik öneme sahiptir.