Bulimiya nervoza, fazla yiyeceği yeme durumu ve bu atak sırasında yeme kontrolünün kaybolduğu duygusunun, yediğini durdurma ya da kontrol edememe, söz konusudur.
Bu bireyler kilo alımını önleme amaçlı, tekrarlayıcı bir şekilde kendini kusturma, dışkılamayı hızlandırıcı ya da idrar söktürücü v.b ilaçların kullanabilmekte, aç kalma ya da ağır egzersiz gibi uygunsuz dengeleyici davranışlar sergilemektedirler. Tıkınırcasına yeme (kısa sürede bir kişinin yiyeceği miktardan çok fazla yeme) ve uygunsuz dengeleyici davranışların (kusma, ilaç kullanma gibi) ortalama 3 ay içinde en az haftada bir kez olması gerekmektedir. Kişi vücut şekli ve ağırlığından gereğinden fazla düzeylerde etkilenmektedir.
Anoreksiyadan farklı olarak Bulimiya nervoza hastalarının vücut ağırlıkları normal sınırlar içinde ya da daha fazla olabilir.
Anormal vücut ağırlığı ile tanımlanan ve hayati tehlikeye sahip bir yeme bozukluğu olan anoreksiya nervoza, psikolojik bir hastalıktır. İnce kalmak konusunda aşırı takıntıya sahip olan kişilerde görülen hastalığa sahip olan kişiler normal kilolarının çok altındadır.
Bu psikolojik rahatsızlığı iki ayrı başlık olarak ele almamız gerekecektir. Bunlar sırasıyla obsesyon ve kompulsiyon olmak üzere iki ayrı evre ve belirtilerdir.
Bağımlı kişilikler yalnız karar veremeyen, kendi başlarına girişimlerde bulunamayan, eyleme geçemeyen ve sorumluluk alamayan kişilerdir. Bu kişiler yalnız karar vermekte aşırı derecede zorluk çekerler. Boyun eğicidirler ve yaşamlarını anlamlandırma ve yönlendirmede başkalarına bel bağlarlar. İsteyici ve alıcıdırlar; ama vermeyi bilmezler. Örneğin, iş aramaları gerekiyorsa, bunu aile üyelerinden bekler; fakat evdeki ufak işlere katkıda bulunmak işine gelmez. Sanki başkaları ona borçluymuş gibi davranır. Bu tutum ve davranışlar küçük bir çocuğun davranışlarını anımsatır.