Borderline yada sınırda kişilik bozukluğu, kişinin kimlik duygusunda, ilişkilerinde ve duygularında yaşadığı bir dengesizlik durumudur. Borderline kişilik bozukluğunun en belirleyici özellikleri, istikrarsız ama yoğun ilişkiler, değişken duygudurum ve dürtüsel davranışlardır. Bu kişiler toplumsal kimliklerinde derin güvensizlik ve tutarsızlık gösterirler.
Çok çabuk düş kırıklığına uğrarlar. Kolaylıkla öfkelenirler, ama öfkeleri hemen geçer. Terkedilme korkusu sınırda kişiliklerin en belirleyici özelliklerindendir. Bu kişiler ilişkilerine aşırı derecede bağımlıdırlar.
Hızlı yaşam çabaları vardır ve kendilerine zarar verme eğilimindedirler. Boşluk, anlamsızlık ve yalnızlıktan sıkça yakınırlar. Ciddi bir yalnızlık korkuları vardır. Sınırda kişilik bozukluğuna sahip kişilerde madde kullanımı, depresyon, yeme bozuklukları sıklıkla görülür.
Borderline kişilik bozukluğu semptomları, depresyon ve bipolar bozukluklarındaki semptomlarla örtüşür. Bu nedenle sınırda kişilik hastaları, antidepresan veya duygu durum dengeleyici ilaçlardan biriyle tedaviye yanıt verebilir. Borderline kişilik bozukluğu erkeklere oranla kadınlarda daha sık görülür.
Çekingen kişilik bozukluğu olan kişiler utangaç, çekingen, başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten ciddi bir şekilde korkan, kendilerini fazla gözlemleyen kişilerdir. Toplum içinde çirkin, anlamsız görünmekten, yanlış bir şey yapmaktan korkarlar. Yüzleri kızarır, elleri titrer ve bu durumun fark edileceğini düşünerek ciddi bir endişe yaşarlar. Kendilerine karşı yapılan eleştirilere aşırı derecede hassasiyet gösterirler, yaşamlarını reddedilme ve onaylanmama korkusuyla şekillendirirler. İstemedikleri halde yakın ilişkiler kurmaktan kaçınırlar. Dünyayı güvensiz ve tehditkar bir yer olarak görürler. Öz saygıları düşüktür; kendilerini değersiz, beceriksiz ve yeteneksiz kişiler olarak tanımlarlar.
Histrio Latincede aktör, oyuncu anlamına gelir. Histrionik kişilik bozukluğunun en belirleyici özelliği de dikkatleri üzerine çekme isteğidir. Bu kişiler olayları dramatize ederler ve hatta dikkat çekebilmek için yalan öyküler anlatırlar. Abartılmış duygusal tepkiler ve beden, yüz hareketleri; çabuk etkilenme gibi özellikleri vardır. Bu kişiler dış görünümleriyle çok ilgilidirler, gösterişli ve çekici olmaya çalışırlar; benmerkezcidirler.
Narsisizm veya özseverlik, Kişinin kendi bedensel ve zihinsel benliğine karşı duyduğu hayranlık ve bağlılık, kabaca tabirle kişinin kendisine aşık olması olarak tanımlanan bir terimdir. Kelime kökeni Yunan mitolojisinde bir kahraman olan Narkissos’dan gelir. Narkissos adını narkoza ve bir çiçek familyası olan nergisgillere de vermiştir.