Bu psikolojik rahatsızlığı iki ayrı başlık olarak ele almamız gerekecektir. Bunlar sırasıyla obsesyon ve kompulsiyon olmak üzere iki ayrı evre ve belirtilerdir.
Obsesyon; kişinin zihninden atamadığı, istenmeyen, takıntılı düşünce, fikir ve görüntüler olarak tanımlanır.
Herkesin zihninde zaman zaman kendisini rahatsız hissetmesine neden olan, alışılmadık düşünceler belirebilir ancak bu düşünceler her ne kadar şaşırtıcı hatta korkutucu olsa da günlük hayata devam etmeye engel taşımaz. Ancak obsesif kompulsif bozukluk rahatsızlığına sahip bireyler için bu tür düşünceler zamanlabüyük bir stres ve rahatsızlık kaynağı haline gelebilir.
Bağımlı kişilikler yalnız karar veremeyen, kendi başlarına girişimlerde bulunamayan, eyleme geçemeyen ve sorumluluk alamayan kişilerdir. Bu kişiler yalnız karar vermekte aşırı derecede zorluk çekerler. Boyun eğicidirler ve yaşamlarını anlamlandırma ve yönlendirmede başkalarına bel bağlarlar. İsteyici ve alıcıdırlar; ama vermeyi bilmezler. Örneğin, iş aramaları gerekiyorsa, bunu aile üyelerinden bekler; fakat evdeki ufak işlere katkıda bulunmak işine gelmez. Sanki başkaları ona borçluymuş gibi davranır. Bu tutum ve davranışlar küçük bir çocuğun davranışlarını anımsatır.
Borderline yada sınırda kişilik bozukluğu, kişinin kimlik duygusunda, ilişkilerinde ve duygularında yaşadığı bir dengesizlik durumudur. Borderline kişilik bozukluğunun en belirleyici özellikleri, istikrarsız ama yoğun ilişkiler, değişken duygudurum ve dürtüsel davranışlardır. Bu kişiler toplumsal kimliklerinde derin güvensizlik ve tutarsızlık gösterirler.
Çekingen kişilik bozukluğu olan kişiler utangaç, çekingen, başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten ciddi bir şekilde korkan, kendilerini fazla gözlemleyen kişilerdir. Toplum içinde çirkin, anlamsız görünmekten, yanlış bir şey yapmaktan korkarlar. Yüzleri kızarır, elleri titrer ve bu durumun fark edileceğini düşünerek ciddi bir endişe yaşarlar. Kendilerine karşı yapılan eleştirilere aşırı derecede hassasiyet gösterirler, yaşamlarını reddedilme ve onaylanmama korkusuyla şekillendirirler. İstemedikleri halde yakın ilişkiler kurmaktan kaçınırlar. Dünyayı güvensiz ve tehditkar bir yer olarak görürler. Öz saygıları düşüktür; kendilerini değersiz, beceriksiz ve yeteneksiz kişiler olarak tanımlarlar.