Panik Atak Terapisi: Ya Tekrar Olursa Korkusu Nasıl Geçer?

panik atak terapisi ve ya tekrar olursa korkusu üzerine sade terapi odası görseli
Panik atak terapisi, kişinin atak belirtilerini, ya tekrar olursa korkusunu, kaçınma davranışlarını ve bedensel alarm döngüsünü anlamasına yardımcı olabilir.

Panik atak terapisi, kişinin yalnızca atak anında yaşadığı yoğun korkuyu değil, atak bittikten sonra devam eden “Ya tekrar olursa?” düşüncesini de ele alır. Çünkü panik atak çoğu zaman kısa sürer. Fakat bıraktığı korku, kişinin günlerini, ilişkilerini ve kararlarını etkilemeye devam edebilir.

Panik atak yaşayan kişi o anda bedeninde güçlü bir alarm hisseder. Kalbi hızlanır. Nefesi daralır. Göğsünde baskı olur. Baş dönmesi, titreme, uyuşma ya da gerçeklikten kopuyormuş gibi hissetme yaşanabilir.

Bu belirtiler kişiye çok korkutucu gelir. Zihin hızla en kötü ihtimale gider.

“Ya ölürsem?”
“Ya bayılırsam?”
“Ya kontrolü kaybedersem?”
“Ya kimse bana yardım edemezse?”

Panik atağı bu kadar zorlaştıran şey yalnızca bedensel belirtiler değildir. Kişinin bu belirtilere verdiği anlam da atağın şiddetini artırabilir.
devamını oku

Kaygı Terapisi Nedir? Sürekli Endişe Hali Nasıl Azalır?

kaygı terapisi ve sürekli endişe hali üzerine sade terapi ortamı görseli
Kaygı terapisi, kişinin sürekli endişe, iç sıkıntısı, kontrol ihtiyacı ve bedensel kaygı belirtileriyle kurduğu ilişkiyi anlamasına yardımcı olabilir.

Kaygı terapisi, kişinin sürekli endişe, iç sıkıntısı, kontrol ihtiyacı, bedensel gerginlik ve kötü bir şey olacak hissiyle kurduğu ilişkiyi anlamasına yardımcı olan psikolojik destek sürecidir.

Kaygı her zaman kötü değildir. İnsan bazen kendini korumak, hazırlanmak ve riskleri fark etmek için kaygılanır. Ancak kaygı sürekli hale geldiğinde hayatı daraltmaya başlar.

Kişi rahatlamak ister ama zihni durmaz. Bir ihtimali kapatır, başka bir ihtimal açılır. Bir konuda emin olur, sonra başka bir konuda kuşku başlar.

Bu yazıda kaygı terapisi nedir, kaygı neden sürekli devam eder, terapi sürecinde neler çalışılır ve Ankara kaygı terapisi hangi durumlarda değerlendirilebilir sorularını sade bir dille ele alacağız. devamını oku

Bilişsel Çarpıtmalar (Düşünce Hataları)

Düşünce, duygu ve davranış bir bütünü temsil eder ve birbirini etkiler. Her bireyin duygu ve davranışları yaşadığı olayları nasıl yorumladığıyla ilişkilidir.

Yaşanılan olayların etkileri ve ona yüklenilen anlam kişiye özeldir. Olumsuz duygular fiziksel ve düşünsel olarak kişiyi olumsuz etkiler. Moraliniz bozuk olduğunda ya da kendinizi iyi hissetmediğiniz zamanlarda çok çabuk yorulur ve kendinizi güçsüz hissedebilirsiniz. Enerjiniz azalır ve sorunlara çözüm üretmekte zorlanabilirsiniz. Karşılaştığınız sorunları bütün olarak değerlendirmek yerine olumsuz tarafına yoğunlaşarak çözüm üretme ve olumlu düşünme yetinizi kaybedebilirsiniz. Yaşadığınız durumları daha abartılı, gerçekten uzak, fazla kişiselleştiren ya da fazla genelleştiren düşünce hatalarına düşebilirsiniz.

Özellikle psikolojik rahatsızlık yaşayan ya da stres altında olan bir kişinin olayları işlevsel olmayan öngörülerle algılama ve olumsuz bir şekilde yorumlama eğilimi vardır. Olayları nasıl algıladığınız önemlidir ve duygularınıza yön verir. Bazen algılarınız dış dünyada olan biteni size çarpıtarak aktarır. Bu nedenle yaşadığınız olaya yönelik uygun olmayan duygu durumu yaşarsınız. İşte bilişsel çarpıtmalar, düşüncedeki sistematik hatalardır. Bireyin gerçeği yanlış algılamasına neden olan düşüncelerdir.

Genel olan birkaç tanesi ise şöyledir;
devamını oku