Gece Gelen Kaygı Neden Daha Ağır Hissedilir?

gece kaygısı ve uyumadan önce gelen iç sıkıntısı
gece kaygısı ve uyumadan önce gelen iç sıkıntısı

Gündüz idare edebildiğin kaygı, gece olduğunda bazen daha ağır hissedilebilir. Gün içinde iş, okul, sorumluluklar, telefonlar, konuşmalar ve yapılacak işler zihni meşgul eder. İnsan çoğu zaman kaygısını bastırır, erteler ya da fark etmeden başka şeylerle üzerini örter. Fakat gece olup ortam sessizleştiğinde, zihin de beden de gün içinde kaçtığı düşüncelerle baş başa kalabilir.

Bu yüzden birçok kişi özellikle uyumadan önce iç sıkıntısı, huzursuzluk, kalp çarpıntısı, nefes daralması, kötü bir şey olacakmış hissi ya da yoğun düşünce akışı yaşayabilir. Gündüz çok rahatsız etmeyen bir konu, gece olduğunda büyümüş gibi görünebilir. Kişi yatağa girdiğinde zihni susmak yerine daha hızlı çalışmaya başlar.

Gece gelen kaygı, kişinin zayıf olduğu anlamına gelmez. Bu durum çoğu zaman bedenin ve zihnin gün içinde biriktirdiği gerilimin gece ortaya çıkmasıyla ilgilidir. Özellikle yoğun stres, belirsizlik, ilişki sorunları, bastırılmış duygular, panik atak geçmişi, kontrol ihtiyacı ve sürekli düşünme alışkanlığı gece kaygısını artırabilir.
devamını oku

Panik Atak Belirtileri Nelerdir? Panik Atak Nasıl Anlaşılır?

panik atak belirtileriPanik atak, kişinin bir anda yoğun korku, kaygı ve bedensel alarm hali yaşadığı bir durumdur. Çoğu zaman beklenmedik şekilde ortaya çıkar ve kişi o an gerçekten kötü bir şey olacakmış gibi hisseder. Kalp hızlanır, nefes değişir, beden gerilir ve zihin hızla felaket senaryoları üretmeye başlar. Bu nedenle panik atak belirtileri çoğu zaman kalp krizi, bayılma, kontrolü kaybetme ya da ölüm korkusu ile karıştırılabilir.

Panik atağın en zor taraflarından biri, belirtilerin çok gerçek ve çok yoğun hissedilmesidir. Kişi çoğu zaman “Kalp krizi mi geçiriyorum?”, “Bayılacak mıyım?”, “Kontrolümü mü kaybediyorum?” gibi düşünceler yaşayabilir. Bu nedenle panik atak yalnızca psikolojik bir korku hali gibi düşünülmemelidir. Beden de bu sürecin içinde güçlü şekilde yer alır.

Panik atak yaşayan kişi için o anı tarif etmek kolay değildir. Dışarıdan bakıldığında birkaç dakika süren bir kaygı hali gibi görünebilir; fakat içeride kişi yoğun bir tehdit algısı yaşar. Zihin ve beden aynı anda alarm verir. Bu yüzden panik atak belirtilerini bilmek, yaşanan durumu anlamak ve doğru adımı atmak açısından önemlidir.
devamını oku

Kalp Çarpıntısı Psikolojik Olabilir mi?

kalp çarpıntısının psikolojik belirtileri nelerdir

Kalp çarpıntısı yaşayan birçok kişi ilk anda bunun ciddi bir fiziksel sorun olabileceğini düşünür. Kalbin hızlı atması, göğüste baskı hissi, nefesin daralması ya da bedenin bir anda alarm durumuna geçmesi oldukça korkutucu olabilir. Kişi o an yalnızca kalbinin hızlı attığını değil, “bana bir şey mi oluyor?” düşüncesini de yoğun şekilde yaşayabilir. Bu yüzden kalp çarpıntısı ciddiye alınması gereken bir belirtidir.

Ancak her kalp çarpıntısı doğrudan kalp hastalığı anlamına gelmez. Bazen çarpıntının arkasında yoğun stres, kaygı, panik atak ya da uzun süredir biriken psikolojik yükler olabilir. İnsan bedeni yalnızca fiziksel sorunlara tepki vermez; zihinsel baskı, duygusal gerginlik ve sürekli tetikte olma hali de bedende güçlü belirtiler oluşturabilir. Kalp çarpıntısı bu belirtilerden biri olarak ortaya çıkabilir.

Psikolojik kaynaklı kalp çarpıntısı genellikle bedenin “tehlike var” sinyali üretmesiyle ilişkilidir. Ortada gerçek bir tehlike olmasa bile zihin bir durumu tehdit gibi algıladığında beden alarm moduna geçer. Kalp daha hızlı atar, nefes değişir, kaslar gerilir ve kişi kendini huzursuz hisseder. Dışarıdan sakin görünen biri, içeride yoğun bir kaygı ve alarm hali yaşıyor olabilir.

devamını oku

Karar Yorgunluğu

Yetişkin bir insanın bir saat içerisinde 2.000’den fazla karar aldığını biliyor muydun?

Bir karar alırken zihnin geçtiği aşamaların neler olduğunu ve ne kadar sürdüğünü biliyor musun?

Günümüz dünyasının bol seçenekli ve hızlı yaşam koşulları ile devam ediyor olması; hemen hemen çoğu insanın karşı karşıya kaldığı zihinsel bir yorgunluk çeşidi olarak yaşamımızın içine girmiş bulunmaktadır. Bu yazımda sana zihninin yaşadığı Karar Yorgunluğu’ndan bahsedeceğim. Geçmişten bugüne baktığımızda; günümüzde seçenekler arasında boğulurken hızlı bir şekilde karar vermen gereken durumlarla karşı karşıya gelmek artık yorucu olabiliyor. Karar vermen gereken bu zaman diliminde yaşadığın bu durum vakitsizlikten veya seçeneklerin fazla olmasından dolayı yoruluyor olabilirsin. Genellikle insan beyni karar vermesi gereken bir durum veya seçenekler ile karşı karşıya kaldığında süreç şu şekilde işliyor; Seçeneklerden senin için en faydalı olan veya en çok arzu duyduğun kararı almaya çalışır. Bunu yaparken sen aldığın kararı neden tercih ettiğini bilmene rağmen farkında olmayabilirsin. Çünkü her sağlıklı birey karar alırken hayalleri, hedefleri ve arzuları doğrultusunda kararlar almaya çalışır. Karşına çıkan seçeneklerin karara dönüşmesinde hayallerin, hedeflerin, sorumlulukların vb. nedenler etkili olabilir. Seçeneklerin çok olduğunun farkında olmadan zihnimizdeki yorgunluğu ve bunun karar almandaki etkisini inceleyelim.

devamını oku