Ankara Çift Terapisi: Güven Problemi Nasıl Ele Alınır?

güven terapisi
ankara güven ve aldatma

Ankara çift terapisi arayan birçok çiftin en önemli gündemlerinden biri güven problemidir. Güven, bir ilişkinin yalnızca sadakatle ilgili kısmı değildir. Güven; anlaşılmak, korunmak, önemsenmek, açık davranmak ve ilişkide duygusal olarak güvende hissetmekle de ilgilidir.

Bir ilişkide güven zedelendiğinde çiftler aynı evin içinde olsalar bile birbirine uzak hissedebilir. Konuşmalar daha dikkatli yapılır. Mesajlar, davranışlar, geç kalmalar, sessizlikler ve küçük değişiklikler bile şüphe yaratabilir. Bir taraf sürekli açıklama beklerken, diğer taraf sürekli sorgulandığını hissedebilir.

Güven problemi bazen aldatma sonrası ortaya çıkar. Bazen yalanlar, gizlemeler, tutulmayan sözler, duygusal uzaklık ya da tekrar eden hayal kırıklıkları güveni zedeler. Bazı ilişkilerde ise geçmiş ilişkilerden veya çocukluk yaşantılarından gelen güvensizlik bugünkü ilişkiye taşınır.

Bu nedenle güven problemi yalnızca “Bana güvenmiyor” cümlesiyle açıklanamaz. Çoğu zaman ilişkinin içinde birikmiş kırgınlıklar, söylenmemiş duygular, korunmamış sınırlar ve tekrar eden iletişim döngüleri vardır. Ankara çift terapisi sürecinde amaç kimin haklı olduğunu bulmak değil, güvenin nasıl zedelendiğini ve yeniden nasıl kurulabileceğini anlamaktır.
devamını oku

Birbirini Seven İnsanlar Neden Birbirini Yorar?

birbirini seven insanların ilişkide birbirini yorması ve çift terapisi
birbirini seven insanların ilişkide birbirini yorması ve çift terapisi

Bir ilişkide en kafa karıştırıcı durumlardan biri şudur: İki insan birbirini sever ama yine de birbirini çok yorar. Dışarıdan bakıldığında sevgi vardır, emek vardır, belki kopmak istemeyen iki insan vardır. Ama ilişkinin içinde sürekli bir kırgınlık, yanlış anlaşılma, beklenti, savunma ve yorgunluk birikmeye başlar.

Bu yüzden birçok kişi kendine şu soruyu sorar:
“Seviyorsak neden bu kadar zorlanıyoruz?”

Aslında sevgi, bir ilişkinin devam etmesi için önemli bir duygudur; fakat tek başına yeterli değildir. Çünkü ilişki yalnızca sevmekle değil, anlaşılmakla, güvende hissetmekle, duyulmakla, sınırları korumakla ve duyguları sağlıklı ifade edebilmekle ayakta kalır.

Bazen insanlar birbirini sevdiği halde birbirinin en hassas yerine dokunur. Biri ilgi bekler, diğeri baskı hisseder. Biri konuşmak ister, diğeri susar. Biri yakınlık arar, diğeri geri çekilir. İki taraf da aslında ilişkiyi korumaya çalışır; ama kullandıkları yollar birbirini daha fazla yorar.

Bu nedenle ilişkide yorgunluk her zaman sevginin bittiği anlamına gelmez. Bazen sevgi vardır ama ilişki döngüsü sağlıksızdır. Bazen insanlar birbirini sevdiği halde aynı dili konuşamaz. Bazen de sevgi, geçmişten gelen yaraların içinde yorucu bir mücadeleye dönüşür.
devamını oku

Ankara Çift Terapisi: İlişkide Aynı Sorunlar Neden Tekrar Eder?

Ankara çift terapisi ve ilişkide tekrar eden tartışmalar
Ankara çift terapisi ve ilişkide tekrar eden tartışmalar

Bir ilişkide en yorucu şeylerden biri, aynı sorunların tekrar tekrar yaşanmasıdır. Çiftler bazen farklı konuları konuşuyormuş gibi görünür ama aslında hep aynı yere döner. Para, aileler, cinsellik, ilgi, sorumluluklar, mesajlar, ev işleri, kıskançlık ya da geçmişte yaşanan kırgınlıklar… Konu değişir ama tartışmanın duygusu aynı kalır.

Bir süre sonra çiftlerden biri şunu söylemeye başlar: “Biz hep aynı şeyi yaşıyoruz.” Diğeri de çoğu zaman “Ne yapsak değişmiyor” diye düşünür. Bu noktada sorun yalnızca tartışılan konu değildir. Asıl mesele, çiftin o konuyu konuşurken içine girdiği döngüdür.

Ankara çift terapisi arayan birçok çift, terapiye genellikle bu tekrar eden ilişki döngüleri nedeniyle başvurur. Çünkü ilişki içinde sorunların olması tek başına ilişkiyi yıpratmaz. Asıl yıpratıcı olan, sorunların konuşulmasına rağmen çözülememesi, her tartışmanın aynı kırgınlıkla bitmesi ve çiftin zamanla birbirine ulaşamıyor gibi hissetmesidir.
devamını oku

Bilişsel Çarpıtmalar (Düşünce Hataları)

Düşünce, duygu ve davranış bir bütünü temsil eder ve birbirini etkiler. Her bireyin duygu ve davranışları yaşadığı olayları nasıl yorumladığıyla ilişkilidir.

Yaşanılan olayların etkileri ve ona yüklenilen anlam kişiye özeldir. Olumsuz duygular fiziksel ve düşünsel olarak kişiyi olumsuz etkiler. Moraliniz bozuk olduğunda ya da kendinizi iyi hissetmediğiniz zamanlarda çok çabuk yorulur ve kendinizi güçsüz hissedebilirsiniz. Enerjiniz azalır ve sorunlara çözüm üretmekte zorlanabilirsiniz. Karşılaştığınız sorunları bütün olarak değerlendirmek yerine olumsuz tarafına yoğunlaşarak çözüm üretme ve olumlu düşünme yetinizi kaybedebilirsiniz. Yaşadığınız durumları daha abartılı, gerçekten uzak, fazla kişiselleştiren ya da fazla genelleştiren düşünce hatalarına düşebilirsiniz.

Özellikle psikolojik rahatsızlık yaşayan ya da stres altında olan bir kişinin olayları işlevsel olmayan öngörülerle algılama ve olumsuz bir şekilde yorumlama eğilimi vardır. Olayları nasıl algıladığınız önemlidir ve duygularınıza yön verir. Bazen algılarınız dış dünyada olan biteni size çarpıtarak aktarır. Bu nedenle yaşadığınız olaya yönelik uygun olmayan duygu durumu yaşarsınız. İşte bilişsel çarpıtmalar, düşüncedeki sistematik hatalardır. Bireyin gerçeği yanlış algılamasına neden olan düşüncelerdir.

Genel olan birkaç tanesi ise şöyledir;
devamını oku