Erteleme! iki dakikada yap

Dünya üzerinde en nitelikli düşünme sistemine sahip canlılar şimdilik insanlardır. Aynı zaman da hayal kurup, gerçekleştiren ve bundan mutluluk duyan, haz alan bilinçli varlıklar olarak da pek çok düşünme biçimine de sahibiz. Yaşamdan zevk alan her bireyin hayali ve hedefleri olduğunu biliyoruz. Peki başarmış olmanın verdiği mutluluğu yaşamana engel olan şey nedir?

Şu an önüne çıkan engelleri düşünmüş olabilirsin. Evet, ertelemek de bunlardan biri ve bazen en kararlı anı kollayıp ‘bunu şimdi yapmasan da bir sorun çıkmayacak’ diye hepimizi alt eder. Gelecekte uyandığın bir gün hayatın daha güzel ve hayallerindeki gibi bir hayata kavuşacağını umut ediyorsun. Umarım her birimiz hayallerimizdeki gibi yaşarız. Ama bunun için şimdi çalışmaya başlamazsan inan gelecekte bir gün ile hiçbir şey değişmeyecek. Unutma hayallerini gerçekleştirebilmek için şimdi çalışmaya başlamalısın, yarın geç olabilir. Hep beklediğin ve hayallerindeki o gün, şimdi bir şeyleri değiştirmezsen gelmeyebilir, Gelse dahi beklediğin bir sabaha uyanamayabilirsin.
devamını oku

Sosyal fobi

Sosyal fobi, sosyal ortamlarda ortaya çıkan çeşitli belirtilerle karakterize sık görülen kaygı bozukluklarından biridir. Genellikle çocukluk veya ergenlik çağında başlar. Bu bozukluğa sahip kişiler, sosyal durumlarda oldukça gergin veya rahatsız hissetme eğilimindedir. Başkaları tarafından utangaç, sessiz, içe dönük, geri çekilmiş, engellenmiş, mesafeli ve ilgisiz kişiler olarak görülür. Tam tersi olarak arkadaş edinmek, gruplara dahil olmak ve sosyal etkileşim içeren aktivitelere katılmaktan zevk alırlar; fakat, endişeleri sebebiyle istedikleri pek çok şeyi yapamazlar.

Sosyal fobisi olan bireyler korkularının aşırı ve mantıksız olduğunu kabul ettikleri halde kendilerini endişelerine karşı güçsüz hissederler ve küçük düşmekten veya utanç duyacakları bir olay yaşamaktan korkarlar. Endişe; günlük rutinleri, mesleki performansı veya sosyal hayatı önemli derecede etkiler ve sonuç olarak bu kişilerin okullarını bitirmeleri, iş görüşmesi yaparak iş bulmaları, arkadaşlıklar ve romantik ilişkiler kurmaları zorlaştırır.

Bu bozukluğa sahip bireyler kendilerini güçsüz, yalnız hissederler ve zaman içinde toplumdan soyutlanmış bir hale gelirler. Bu kişiler sosyal ortamlara veya romantik ilişkilere ya hiç giremezler ya da kısıtlı ilişkiler kurarlar.

devamını oku

Depresyon

Depresyon semptomları herkeste farklılıklar gösterse de en sık rastlanan belirtileri haftalar ya da aylarca neredeyse her gün devam eden üzgün, kaygılı ya da “boş” ruh hali, ümitsizlik, karamsarlık olarak sıralanabilir. Depresyon, kişilerde çoğunlukla suçluluk, değersiz hissetme, çaresizlik gibi duyguları da beraberinde getirir.

Depresyondaki kişiler normalde severek yaptıkları aktivitelerden zevk alamadıklarını, giyinmek, yemek yemek gibi günlük ve zorunlu ihtiyaçlarını gidermek için bile kendilerinde güç bulamadıklarını ifade ederler. Çoğunlukla aile ve yakınlar da kişideki bu değişimi fark ederler ama nasıl yardım edeceklerini bilemezler.

Özellikle majör depresyonda hiçbir tedavi uygulanmaması ciddi problemlere neden olabilir. Tedavi edilmeyen depresyon alkol, uyuşturucu bağımlılığı gibi yaşamı tehdit edebilecek durumlara yol açabilir. Kişilerin çevreleriyle olan ilişkilerini zayıflatmaktadır.

Majör depresyon olarak da bilinen klinik depresyon kişilerin beden, düşünce ve duygu durumunu bütünleşik olarak etkileyen ciddi bir rahatsızlıktır. Depresyondaki bireyler için içinde bulundukları durumdan bir anda çıkabilmek mümkün değildir.

devamını oku

Obsesif kompulsif bozukluk

Bu psikolojik rahatsızlığı iki ayrı başlık olarak ele almamız gerekecektir. Bunlar sırasıyla obsesyon ve kompulsiyon olmak üzere iki ayrı evre ve belirtilerdir.

Obsesyon; kişinin zihninden atamadığı, istenmeyen, takıntılı düşünce, fikir ve görüntüler olarak tanımlanır.

Herkesin zihninde zaman zaman kendisini rahatsız hissetmesine neden olan, alışılmadık düşünceler belirebilir ancak bu düşünceler her ne kadar şaşırtıcı hatta korkutucu olsa da günlük hayata devam etmeye engel taşımaz. Ancak obsesif kompulsif bozukluk rahatsızlığına sahip bireyler için bu tür düşünceler zamanlabüyük bir stres ve rahatsızlık kaynağı haline gelebilir.

devamını oku