
Birçok insan terapiye başlamak için önce “daha kötü” olması gerektiğini düşünür. Sanki psikolojik destek almak için hayatın tamamen dağılması, kişinin artık hiçbir şey yapamaz hale gelmesi ya da çok büyük bir kriz yaşaması gerekir. Oysa terapi yalnızca kriz anlarında başvurulan bir yer değildir. Bazen insan hâlâ işe gidiyor, insanlarla konuşuyor, günlük hayatını sürdürüyor olabilir; ama içten içe uzun zamandır yoruluyordur.
Terapiye gitmen gerektiğini anlamak her zaman kolay değildir. Çünkü çoğu kişi yaşadığı sıkıntıyı normalleştirir. “Herkes kaygılı”, “Zaten dönemsel”, “Ben hallederim”, “Daha kötüleri var” diyerek kendini erteler. Fakat bazı duygular, düşünceler ve bedensel belirtiler sık tekrarlıyorsa, kişinin yaşam kalitesini düşürüyorsa ya da ilişkilerini etkilemeye başladıysa bu durum psikolojik destek ihtiyacına işaret edebilir.
Ankara’da psikolog arayan birçok kişi de aslında benzer bir noktadan başlar. “Terapiye gitmeli miyim?”, “Benim yaşadığım şey terapi gerektirir mi?”, “Psikologla konuşmak bana iyi gelir mi?” gibi sorular oldukça yaygındır. Bu soruların olması bile kişinin kendi ruhsal durumunu fark etmeye başladığını gösterir.
devamını oku