Ankara Psikolog: Terapiye Gitmen Gerektiğini Nasıl Anlarsın?

ankara psikolog ve terapiye ne zaman gidilir
ankara psikolog ve terapiye ne zaman gidilir

Birçok insan terapiye başlamak için önce “daha kötü” olması gerektiğini düşünür. Sanki psikolojik destek almak için hayatın tamamen dağılması, kişinin artık hiçbir şey yapamaz hale gelmesi ya da çok büyük bir kriz yaşaması gerekir. Oysa terapi yalnızca kriz anlarında başvurulan bir yer değildir. Bazen insan hâlâ işe gidiyor, insanlarla konuşuyor, günlük hayatını sürdürüyor olabilir; ama içten içe uzun zamandır yoruluyordur.

Terapiye gitmen gerektiğini anlamak her zaman kolay değildir. Çünkü çoğu kişi yaşadığı sıkıntıyı normalleştirir. “Herkes kaygılı”, “Zaten dönemsel”, “Ben hallederim”, “Daha kötüleri var” diyerek kendini erteler. Fakat bazı duygular, düşünceler ve bedensel belirtiler sık tekrarlıyorsa, kişinin yaşam kalitesini düşürüyorsa ya da ilişkilerini etkilemeye başladıysa bu durum psikolojik destek ihtiyacına işaret edebilir.

Ankara’da psikolog arayan birçok kişi de aslında benzer bir noktadan başlar. “Terapiye gitmeli miyim?”, “Benim yaşadığım şey terapi gerektirir mi?”, “Psikologla konuşmak bana iyi gelir mi?” gibi sorular oldukça yaygındır. Bu soruların olması bile kişinin kendi ruhsal durumunu fark etmeye başladığını gösterir.
devamını oku

Ağlama İsteği Neden Olur? Sürekli Ağlamak İstemek Ne Anlama Gelir?

ağlama isteği neden olur ve sürekli ağlamak istemek
ağlama isteği neden olur ve sürekli ağlamak istemek

Bazı dönemlerde insan kendini sürekli ağlamak üzereymiş gibi hissedebilir. Ortada çok belirgin bir neden yoktur ama boğazda bir düğüm, göğüste bir sıkışma, içte bir doluluk hissi vardır. Bazen küçük bir cümle, bir şarkı, bir bakış ya da gün içinde yaşanan sıradan bir olay bile gözleri doldurabilir.

Sürekli ağlamak istemek çoğu zaman “zayıflık” değildir. Aksine, kişinin uzun süredir taşıdığı duygusal yükün artık görünür hale gelmesidir. İnsan bazen günlerce, haftalarca hatta aylarca güçlü durmaya çalışır; konuşmaz, bastırır, idare eder, erteler. Ama beden ve zihin bir noktadan sonra bu yükü başka şekilde dışarı çıkarır. Ağlama isteği bazen tam da bu yüzden gelir.

Ağlamak, çoğu zaman yalnızca üzüntünün değil; yorgunluğun, kaygının, kırgınlığın, bastırılmış öfkenin, çaresizliğin veya artık dayanacak gücü kalmamanın da ifadesidir. Bu yüzden “Neden ağlamak istiyorum?” sorusunun cevabı her zaman tek bir olayda bulunmaz. Bazen mesele o gün yaşanan şey değil, uzun zamandır biriken şeydir.
devamını oku