Yetersizlik Hissi Nedir? Kendini Yeterince İyi Görmemek

yetersizlik hissi psikoloji
yetersizlik hissi psikoloji

Yetersizlik hissi, kişinin kendini olduğu haliyle yeterli, başarılı, değerli ya da kabul edilebilir görmekte zorlanmasıdır. İnsan bazen eksik hissedebilir, hata yapabilir, başarısız olabilir ya da kendinden memnun olmayabilir. Ancak yetersizlik hissi sık tekrar ediyorsa, kişinin kendine bakışını, ilişkilerini, iş hayatını ve kararlarını etkilemeye başlayabilir.

Kendini yeterince iyi görmemek çoğu zaman yalnızca “özgüven eksikliği” değildir. Bu duygunun arkasında eleştirilme korkusu, değersizlik hissi, geçmiş deneyimler, yüksek beklentiler, mükemmeliyetçilik, çocuklukta yeterince görülmemek ya da sürekli başkalarıyla kıyaslanmak olabilir.

Yetersizlik hissi yaşayan kişi çoğu zaman dışarıdan başarılı, uyumlu ya da güçlü görünebilir. Fakat iç dünyasında sürekli kendini sorgular. “Yeterince iyi miyim?”, “Başaramazsam ne olur?”, “Ya insanlar yetersiz olduğumu fark ederse?”, “Benden daha iyileri var” gibi düşünceler zihnini yorabilir.

Bu yazıda yetersizlik hissi nedir, kendini yeterince iyi görememek neden olur, yetersizlik hissi ilişkileri ve günlük hayatı nasıl etkiler, bu duygu ile baş etmek için neler yapılabilir sorularını sade bir dille ele alacağız.
devamını oku

Travma Nedir? Psikolojik Travma Belirtileri Nasıl Anlaşılır?

Travma nedir, psikolojik travma belirtileri nasıl anlaşılır, çocukluk travması, travmanın bedendeki etkileri, kaygı ve ilişkilerle bağlantısı üzerine hazırlanmış psikoloji blog görseli.
travma nedir, psikolojik travma belirtileri ve ankara travma terapisi

Travma nedir sorusu, çoğu insanın ancak zor bir yaşantıdan sonra sormaya başladığı bir sorudur. Çünkü travma denildiğinde akla genellikle çok büyük olaylar gelir. Savaş, deprem, kaza, şiddet, kayıp ya da ağır bir tehdit travma olarak düşünülür. Bunlar elbette travmatik olabilir. Fakat travma yalnızca olayın büyüklüğüyle açıklanmaz.

Travma, kişinin yaşadığı bir olay karşısında kendini çaresiz, güvensiz, kontrolsüz ya da yoğun biçimde tehdit altında hissetmesiyle ortaya çıkabilir. Aynı olay bir kişide derin bir iz bırakırken, başka bir kişide aynı etkiyi yaratmayabilir. Bu nedenle travmayı anlamak için sadece “ne oldu?” sorusuna değil, “kişinin içinde ne oldu?” sorusuna da bakmak gerekir.

Bazı insanlar yaşadıkları şeyin travma olduğunu hemen fark eder. Bazıları ise yıllarca “geçti gitti” sanır. Ancak beden, zihin ve ilişkiler bazen geçmişte yaşananları taşımaya devam eder. Kişi bugün kaygı, öfke, iç sıkıntısı, güvensizlik, uyku sorunları, panik belirtileri ya da ilişkilerde sürekli tetikte olma hali yaşayabilir. Bu belirtilerin arkasında geçmişte yaşanan zorlayıcı deneyimler olabilir.
devamını oku

Ankara Psikolog: Terapiye Gitmen Gerektiğini Nasıl Anlarsın?

ankara psikolog ve terapiye ne zaman gidilir
ankara psikolog ve terapiye ne zaman gidilir

Birçok insan terapiye başlamak için önce “daha kötü” olması gerektiğini düşünür. Sanki psikolojik destek almak için hayatın tamamen dağılması, kişinin artık hiçbir şey yapamaz hale gelmesi ya da çok büyük bir kriz yaşaması gerekir. Oysa terapi yalnızca kriz anlarında başvurulan bir yer değildir. Bazen insan hâlâ işe gidiyor, insanlarla konuşuyor, günlük hayatını sürdürüyor olabilir; ama içten içe uzun zamandır yoruluyordur.

Terapiye gitmen gerektiğini anlamak her zaman kolay değildir. Çünkü çoğu kişi yaşadığı sıkıntıyı normalleştirir. “Herkes kaygılı”, “Zaten dönemsel”, “Ben hallederim”, “Daha kötüleri var” diyerek kendini erteler. Fakat bazı duygular, düşünceler ve bedensel belirtiler sık tekrarlıyorsa, kişinin yaşam kalitesini düşürüyorsa ya da ilişkilerini etkilemeye başladıysa bu durum psikolojik destek ihtiyacına işaret edebilir.

Ankara’da psikolog arayan birçok kişi de aslında benzer bir noktadan başlar. “Terapiye gitmeli miyim?”, “Benim yaşadığım şey terapi gerektirir mi?”, “Psikologla konuşmak bana iyi gelir mi?” gibi sorular oldukça yaygındır. Bu soruların olması bile kişinin kendi ruhsal durumunu fark etmeye başladığını gösterir.
devamını oku

Birinin İlgisi Azalınca Neden Daha Çok Çabalarsın?

birinin ilgisi azalınca daha çok çabalamak ve ilişkide kaygılı bağlanma
birinin ilgisi azalınca daha çok çabalamak ve ilişkide kaygılı bağlanma

Birinin ilgisi azaldığında bazı insanlar geri çekilmek yerine daha çok çabalamaya başlar. Daha fazla mesaj atar, daha fazla açıklama yapar, daha anlayışlı olmaya çalışır, kendini daha çok göstermeye çalışır. Karşı taraf uzaklaştıkça kişi onun ilgisini geri kazanmak için daha fazla emek verir.

İlk bakışta bu durum sevgi gibi görünebilir. “Onu sevdiğim için çabalıyorum” diye düşünülebilir. Fakat bazen bu çabanın altında sevgi kadar kaygı da vardır. Kişi karşı tarafı gerçekten istediği için değil, onun ilgisini kaybettiğinde kendini değersiz, yetersiz ya da terk edilmiş hissettiği için daha çok çabalar.

Bu yüzden ilgi azalınca verilen tepki yalnızca karşı tarafla ilgili değildir. O ilginin azalması kişinin içinde daha eski bir duyguyu tetikleyebilir. “Beni artık istemiyor mu?”, “Ben bir hata mı yaptım?”, “Yeterince iyi değil miyim?”, “Benden sıkıldı mı?” gibi düşünceler devreye girdiğinde ilişki bir bağ olmaktan çıkar, kişinin kendi değerini kanıtlama alanına dönüşür.

Birinin ilgisi azaldığında daha çok çabalamak, çoğu zaman ilişkiyi kurtarma çabası gibi görünür. Ama bazen kişi ilişkiyi değil, kendi içindeki kaygıyı yatıştırmaya çalışıyordur.
devamını oku