Sevilmek İçin Kendinden Vazgeçmek

sevilmek için kendinden vazgeçmek, ilişkide kendini kaybetmek ve ilişki terapisi
sevilmek için kendinden vazgeçmek, ilişkide kendini kaybetmek ve ilişki terapisi

Sevilmek için kendinden vazgeçmek, çoğu zaman bir anda fark edilen bir durum değildir. İnsan önce küçük tavizler verir. Kendi istemediği şeylere “tamam” der. Rahatsız olduğu konuları büyütmemeye çalışır. Kırıldığında susar. Kendi ihtiyacını erteleyip karşı tarafın beklentisine uyum sağlar. Başta bunların hepsi ilişkiyi korumak gibi görünür.

Fakat zamanla kişi şunu fark etmeye başlar: İlişki devam ediyor ama ben kendim gibi değilim.

Sevilmek, insanın en temel duygusal ihtiyaçlarından biridir. Hepimiz değer görmek, önemsenmek, kabul edilmek ve birinin hayatında anlamlı bir yerde durmak isteriz. Ancak bu ihtiyaç, kişinin kendi sınırlarını, duygularını ve değerini yok saymasına neden oluyorsa ilişki sağlıklı bir bağ olmaktan çıkabilir.

Bazı insanlar ilişkide sevilmek için daha uyumlu olmaya çalışır. Daha az sorun çıkarır, daha az ister, daha çok verir, daha çok katlanır. Karşı taraf uzaklaşmasın, kırılmasın, kızmasın ya da terk etmesin diye kendi gerçekliğinden vazgeçer. Bu noktada sevgi, kişinin kendini rahatça ortaya koyduğu bir alan olmaktan çıkar; kabul edilmek için sürekli çabaladığı bir sınava dönüşür.
devamını oku

Toksik Aşk: Neden Bizi Üzen Kişilere Bağlanıyoruz?

Sevgi, güven, paylaşım… Bir ilişkiden beklediğimiz temel duygular bunlarken, bazı ilişkiler tam tersine bizi tüketir, değersiz hissettirir, hatta duygusal olarak yıkar. Yine de o kişiden kopamaz, ona karşı derin bir bağ hissederiz. Mantığımız “Kaç!” diye haykırırken, kalbimiz “Kal!” demeye devam eder. İşte bu çelişki, toksik aşkın en can alıcı noktasıdır.

Hepimizin çevresinde şu cümleleri kuran biri olmuştur ya da belki bizzat kendimiz kurmuşuzdur:

 

“Bana iyi gelmiyor ama onsuz da yapamıyorum.”
“Çok üzülüyorum ama onu sevmekten vazgeçemiyorum.”
“Beni kırıyor ama değişecek diye umuyorum.”

devamını oku