İstifçilik

İstifleme rahatsızlığı, toplumda her kesimde ortaya çıkabilen istifleme rahatsızlığı kişinin sahip olduğu eşyaların gidecek olması ile hissettiği panik duygusudur.

Psikiyatride istifçilik adında bir rahatsızlık olduğunu ve bu rahatsızlıkta kişilerin evde işe yarama ihtimali düşük olan şeyleri dahi biriktirdiği bir rahatsızlıktır. Bunlar gazete, tarihi geçmiş şeyler ve benzer eşyalar olabilir. İstifleme rahatsızlığı olan kişi için ve özellikle beraber yaşadığı insanlar için bir süre sonra evde yaşanacak alan kalmaz ve bu durum ciddi sıkıntılara yol açabilir. İstifleme rahatsızlığı obsesif kompülsif bozukluğana komşu bir rahatsızlıktır.

İstifleme rahatsızlığı olan insanlar eşyalarını atarsa bir huzursuzluk yaşarlar. Bu yüzden atamazlar. Alanları daralmasına evde kokular olmasına rağmen bu eşyaların gidecek olması onlara dehşet duygusu yaratır. Yıllar içinde aile bireyleri uyarsa da bu birikim daha artar. İstifleme rahatsızlığından dolayı aile bireyleri kişinin hayatından çekilmeye başlayabilir.

İstifleme rahatsızlığı olanlar biriktirdikleri şeylerle bağlar kurarlar, sevgi eksikliği varsa, kariyerinde bir sorun varsa, eşyalarla bir bağ kurar. Bunun yanı sıra psikolojik bir davranış bozukluğu olmayan, çeşitli ürünleri seri bir şekilde koleksiyon yapmak istifçilikten sayılmamaktadır.

devamını oku

Bipolar bozukluk

Bipolar bozukluk, maniden depresyona kadar uzanan ruh halindeki aşırı değişiklikler olarak tanımlanır. Ve bu duruma bipolar bozukluk denir.  Bu ruh hali oynamaları arasında, bipolar bozukluğu olan kişinin normal ruh halinde olduğu dönemler olabilir. “Manik” terimi aşırı hareketli, enerjik, konuşkan, umursamaz, güçlü, öforik bir dönemi tanımlar.

İki uçlu duygudurum bozukluğu (manik depresif bozukluk) yani çift ruh hali değişimi şeklinde cevap verilebilmesi mümkündür. Rahatsız olmayan insanların ruh hallerinde ani iniş çıkışlar gözlemlenemez fakat bipolar bozukluğa sahip bireylerin ruh hallerinde gündelik hayatı çok etkileyecek şekilde iniş çıkışlar, değişimler olduğu gözlemlenebilir.  Bipolar bozuklukta önce mani dönem daha sonra depresyon dönemi belirtileri ortaya çıkar.

devamını oku

Majör depresif bozukluk

Klinik depresyon veya majör depresif bozukluk, depresyon türleri içerisinde en yoğun olarak hissedilen türdür. İnatçı üzüntü hali, ümitsizlik, değersiz hissetme gibi yoğun olumsuz duygularla seyreder ve kendiliğinden düzelmesi beklenilmemektedir. Bir kişiye klinik depresyon tanısı konulabilmesi için iki haftalık bir zaman periyodu içerisinde aşağıdaki durumların beş ya da daha fazlasını karşılıyor olması yeterli olur.

devamını oku

Depresyon

Depresyon semptomları herkeste farklılıklar gösterse de en sık rastlanan belirtileri haftalar ya da aylarca neredeyse her gün devam eden üzgün, kaygılı ya da “boş” ruh hali, ümitsizlik, karamsarlık olarak sıralanabilir. Depresyon, kişilerde çoğunlukla suçluluk, değersiz hissetme, çaresizlik gibi duyguları da beraberinde getirir.

Depresyondaki kişiler normalde severek yaptıkları aktivitelerden zevk alamadıklarını, giyinmek, yemek yemek gibi günlük ve zorunlu ihtiyaçlarını gidermek için bile kendilerinde güç bulamadıklarını ifade ederler. Çoğunlukla aile ve yakınlar da kişideki bu değişimi fark ederler ama nasıl yardım edeceklerini bilemezler.

Özellikle majör depresyonda hiçbir tedavi uygulanmaması ciddi problemlere neden olabilir. Tedavi edilmeyen depresyon alkol, uyuşturucu bağımlılığı gibi yaşamı tehdit edebilecek durumlara yol açabilir. Kişilerin çevreleriyle olan ilişkilerini zayıflatmaktadır.

Majör depresyon olarak da bilinen klinik depresyon kişilerin beden, düşünce ve duygu durumunu bütünleşik olarak etkileyen ciddi bir rahatsızlıktır. Depresyondaki bireyler için içinde bulundukları durumdan bir anda çıkabilmek mümkün değildir.

devamını oku