Dünya üzerinde en nitelikli düşünme sistemine sahip canlılar şimdilik insanlardır. Aynı zaman da hayal kurup, gerçekleştiren ve bundan mutluluk duyan, haz alan bilinçli varlıklar olarak da pek çok düşünme biçimine de sahibiz. Yaşamdan zevk alan her bireyin hayali ve hedefleri olduğunu biliyoruz. Peki başarmış olmanın verdiği mutluluğu yaşamana engel olan şey nedir?
Şu an önüne çıkan engelleri düşünmüş olabilirsin. Evet, ertelemek de bunlardan biri ve bazen en kararlı anı kollayıp ‘bunu şimdi yapmasan da bir sorun çıkmayacak’ diye hepimizi alt eder. Gelecekte uyandığın bir gün hayatın daha güzel ve hayallerindeki gibi bir hayata kavuşacağını umut ediyorsun. Umarım her birimiz hayallerimizdeki gibi yaşarız. Ama bunun için şimdi çalışmaya başlamazsan inan gelecekte bir gün ile hiçbir şey değişmeyecek. Unutma hayallerini gerçekleştirebilmek için şimdi çalışmaya başlamalısın, yarın geç olabilir. Hep beklediğin ve hayallerindeki o gün, şimdi bir şeyleri değiştirmezsen gelmeyebilir, Gelse dahi beklediğin bir sabaha uyanamayabilirsin.
devamını oku
Travma sonrası stres bozukluğu, kişinin travmatik yaşantı olarak tanımlanan durumlara bir veya birden fazla maruz kalması sonucu ruhsal değişimdir.
Anksiyete ya da kaygı bozukluğu, tehlikeli durumlarda vücuda meydan okumaya hazır olması gerektiğini haber veren sinyaldir. Doğal ve gerekli olan kaygı hissedilmeye başlandığında nefes alış verişi ve kalp atışı hızlanarak kaslara daha fazla oksijen gitmesi sağlanmaktadır. Böylece vücut, tehlikeli durumlara kendini hazırlamış olmaktadır. Tehlikeli durumların farkına varmak gerektiğinde kişi bu dürtüyle tetikte beklemektedir.
Panik atak, gerçek bir tehlike veya görünürde belirgin bir neden olmamasına rağmen şiddetli fiziksel belirtilerle kendini gösteren yoğun korku atağıdır. Kişi kalp krizi geçirdiğini veya öleceğini düşünebilir. Bir çok insan hayatları boyunca bir ya da iki panik atak geçirebilir. Ancak panik ataklar sürekli tekrarlıyorsa panik bozukluğundan bahsedilir.