
Duygusal boşluk hissi, kişinin içinde açıklamakta zorlandığı bir eksiklik, anlamsızlık veya kopukluk hissetmesidir. İnsan dışarıdan her şey yolundaymış gibi görünebilir. İşine gider, insanlarla konuşur, sorumluluklarını yerine getirir. Ancak içten içe bir şeylerin eksik olduğunu hisseder.
Bu duygu bazen “içimde boşluk var” cümlesiyle anlatılır. Bazen kişi neye üzüldüğünü, ne istediğini ya da neden huzursuz olduğunu tam olarak bilemez. Hayat devam eder ama kişi kendini tam olarak hayatın içinde hissedemez.
Duygusal boşluk hissi yalnızca yalnız kalmakla ilgili değildir. Kalabalık içinde de yaşanabilir. Bir ilişki içindeyken, başarılı görünürken, sosyal olarak aktifken bile kişi içsel olarak boşluk hissedebilir. Bu nedenle mesele çoğu zaman dışarıda ne kadar insan olduğu değil, kişinin kendi içinde ne kadar temas kurabildiğidir.
Bu yazıda duygusal boşluk hissi nedir, neden olur, ilişkileri nasıl etkiler ve ne zaman psikolojik destek almak gerekir sorularını sade bir dille ele alacağız.
devamını oku
Adaptasyon: Organizmanın çevresel koşullara uyum sağlama süreci.
Sevgi, güven, paylaşım… Bir ilişkiden beklediğimiz temel duygular bunlarken, bazı ilişkiler tam tersine bizi tüketir, değersiz hissettirir, hatta duygusal olarak yıkar. Yine de o kişiden kopamaz, ona karşı derin bir bağ hissederiz. Mantığımız “Kaç!” diye haykırırken, kalbimiz “Kal!” demeye devam eder. İşte bu çelişki, toksik aşkın en can alıcı noktasıdır.
İnsan zihni, kendini koruma konusunda oldukça yaratıcıdır. Hepimiz zaman zaman zorlayıcı duygular, stresli durumlar ve iç çatışmalar yaşarız. İşte tam da bu noktada, farkında olmasak bile zihnimiz savunma mekanizmalarını devreye sokar.