Ağlayamamak Neden Olur? Duyguların Donması Nedir?

ağlayamamak ve duyguların donması üzerine sade psikoloji blog görseli
Ağlayamamak, kişinin duygusuz olduğu anlamına gelmez; bazen yoğun duyguların bastırılması ve güçlü durma alışkanlığıyla ilişkili olabilir.

Ağlayamamak, kişinin üzülse, kırılsa ya da içi dolsa bile duygusunu gözyaşıyla dışarı çıkaramamasıdır. İnsan bazen ağlamak ister ama ağlayamaz. Boğazı düğümlenir, göğsü sıkışır, içi dolar; fakat duygu bir türlü akmaz.

Bu durum duygusuz olmak anlamına gelmez. Bazen kişi çok şey hisseder ama o duyguya yaklaşmak ona fazla gelir. Bu yüzden beden ve zihin kendini kapatır.

Bazı insanlar çocukluktan itibaren ağlamamayı öğrenir. Güçlü durmak, belli etmemek, dağılmamak ve kimseye yük olmamak onlar için alışkanlık haline gelir. Zamanla ağlamak zayıflık gibi hissedilir.
devamını oku

Küçükken Güçlü Olmak Zorunda Kalmak Yetişkinliği Nasıl Etkiler?

küçükken güçlü olmak zorunda kalmak ve yetişkinlikte duygusal yük üzerine psikoloji blog görseli
Küçükken güçlü olmak zorunda kalmak, yetişkinlikte yardım istemekte zorlanma, duyguları bastırma ve sürekli sorumluluk alma döngüsüne dönüşebilir.

Küçükken güçlü olmak zorunda kalmak, çocuğun yaşına uygun olmayan duygusal, zihinsel ya da ailevi yükleri erken yaşta taşımaya çalışmasıdır. Bu çocuklar çoğu zaman ağlamayı, istemeyi, ihtiyaç göstermeyi ya da yorulduğunu söylemeyi öğrenemez. Çünkü evde güçlü kalması gereken biri vardır ve o kişi çoğu zaman çocuğun kendisi olur.

Bazı çocuklar ailesini üzmemek için susar. Bazıları annesini ya da babasını toparlamaya çalışır. Bazıları kardeşlerine ebeveyn gibi davranır. Bazıları ise kendi acısını ikinci plana atar. Dışarıdan “olgun”, “akıllı”, “dayanıklı” gibi görünür. Fakat içeride çoğu zaman yalnızdır.

Bu durum yetişkinlikte de iz bırakabilir. Kişi büyüdüğünde sorumluluk sahibi, dikkatli ve güçlü görünebilir. Ancak aynı zamanda yardım istemekte zorlanabilir, kimseye yük olmak istemeyebilir, duygularını bastırabilir ve sürekli güçlü durmak zorunda hissedebilir.
devamını oku