Çocuklukta Görülmemek Yetişkinlikte Nasıl İz Bırakır?

çocuklukta görülmemek ve yetişkinlikte bıraktığı duygusal izler üzerine sade psikoloji blog görseli
Çocuklukta görülmemek, yetişkinlikte değersizlik hissi, onay ihtiyacı, duygusal yoksunluk ve ilişkilerde fark edilme ihtiyacı olarak kendini gösterebilir.

Çocuklukta görülmemek, kişinin küçük yaşlarda duygularının, ihtiyaçlarının, korkularının ya da varlığının yeterince fark edilmemesi anlamına gelir. Çocuk fiziksel olarak aile içinde vardır. Ama duygusal olarak çoğu zaman yalnızdır.

Bu yalnızlık her zaman açık bir ihmal gibi görünmez. Bazen evde yemek vardır, okul ihtiyaçları karşılanır, düzen vardır. Fakat çocuğun iç dünyası sorulmaz. Ne hissettiği, neye üzüldüğü, neden sustuğu ya da neye ihtiyaç duyduğu yeterince görülmez.

Çocuk zamanla şunu öğrenebilir: “Benim duygularım önemli değil.” Bu öğrenme büyüdüğünde de etkisini sürdürebilir. Kişi ilişkilerinde görülmek ister ama bunu istemekten utanır. Sevilmek ister ama ihtiyaç duymayı zayıflık sanır.
devamını oku

Psikoloğa Ne Zaman Gidilmeli? Ankara Psikolog Rehberi

psikoloğa ne zaman gidilmeli ve Ankara psikolog rehberi için sade terapi odası görseli
Psikoloğa gitmek için hayatın tamamen dağılmasını beklemek gerekmez; terapi, kişinin yaşadığı duygusal ve ilişkisel döngüleri anlamasına yardımcı olabilir.

Psikoloğa ne zaman gidilmeli sorusu, çoğu zaman kişi artık kendi içinde bazı şeyleri taşımakta zorlandığında akla gelir. İnsan bazen yaşadığı sıkıntıyı net olarak adlandıramaz. Sadece daha fazla düşündüğünü, daha çabuk yorulduğunu, daha az keyif aldığını ya da aynı sorunlara tekrar tekrar döndüğünü fark eder.

Birçok kişi psikolojik destek almayı erteler. Çünkü yaşadığı şeyi yeterince önemli görmez. “Geçer”, “Ben hallederim”, “Daha kötü durumda olanlar var” ya da “Psikoloğa gitmek için çok kötü olmam gerekir” diye düşünür.

Oysa psikoloğa gitmek için hayatın tamamen kontrolden çıkması gerekmez. Terapi yalnızca kriz anlarında başvurulan bir süreç değildir. Kişi kendini daha iyi anlamak, kaygılarını tanımak, ilişkilerindeki döngüleri fark etmek ya da geçmişin bugüne etkisini görmek için de terapiye başlayabilir.
devamını oku

Ağlayamamak Neden Olur? Duyguların Donması Nedir?

ağlayamamak ve duyguların donması üzerine sade psikoloji blog görseli
Ağlayamamak, kişinin duygusuz olduğu anlamına gelmez; bazen yoğun duyguların bastırılması ve güçlü durma alışkanlığıyla ilişkili olabilir.

Ağlayamamak, kişinin üzülse, kırılsa ya da içi dolsa bile duygusunu gözyaşıyla dışarı çıkaramamasıdır. İnsan bazen ağlamak ister ama ağlayamaz. Boğazı düğümlenir, göğsü sıkışır, içi dolar; fakat duygu bir türlü akmaz.

Bu durum duygusuz olmak anlamına gelmez. Bazen kişi çok şey hisseder ama o duyguya yaklaşmak ona fazla gelir. Bu yüzden beden ve zihin kendini kapatır.

Bazı insanlar çocukluktan itibaren ağlamamayı öğrenir. Güçlü durmak, belli etmemek, dağılmamak ve kimseye yük olmamak onlar için alışkanlık haline gelir. Zamanla ağlamak zayıflık gibi hissedilir.
devamını oku

Küçükken Güçlü Olmak Zorunda Kalmak Yetişkinliği Nasıl Etkiler?

küçükken güçlü olmak zorunda kalmak ve yetişkinlikte duygusal yük üzerine psikoloji blog görseli
Küçükken güçlü olmak zorunda kalmak, yetişkinlikte yardım istemekte zorlanma, duyguları bastırma ve sürekli sorumluluk alma döngüsüne dönüşebilir.

Küçükken güçlü olmak zorunda kalmak, çocuğun yaşına uygun olmayan duygusal, zihinsel ya da ailevi yükleri erken yaşta taşımaya çalışmasıdır. Bu çocuklar çoğu zaman ağlamayı, istemeyi, ihtiyaç göstermeyi ya da yorulduğunu söylemeyi öğrenemez. Çünkü evde güçlü kalması gereken biri vardır ve o kişi çoğu zaman çocuğun kendisi olur.

Bazı çocuklar ailesini üzmemek için susar. Bazıları annesini ya da babasını toparlamaya çalışır. Bazıları kardeşlerine ebeveyn gibi davranır. Bazıları ise kendi acısını ikinci plana atar. Dışarıdan “olgun”, “akıllı”, “dayanıklı” gibi görünür. Fakat içeride çoğu zaman yalnızdır.

Bu durum yetişkinlikte de iz bırakabilir. Kişi büyüdüğünde sorumluluk sahibi, dikkatli ve güçlü görünebilir. Ancak aynı zamanda yardım istemekte zorlanabilir, kimseye yük olmak istemeyebilir, duygularını bastırabilir ve sürekli güçlü durmak zorunda hissedebilir.
devamını oku