Çocuklukta Görülmemek Yetişkinlikte Nasıl İz Bırakır?

çocuklukta görülmemek ve yetişkinlikte bıraktığı duygusal izler üzerine sade psikoloji blog görseli
Çocuklukta görülmemek, yetişkinlikte değersizlik hissi, onay ihtiyacı, duygusal yoksunluk ve ilişkilerde fark edilme ihtiyacı olarak kendini gösterebilir.

Çocuklukta görülmemek, kişinin küçük yaşlarda duygularının, ihtiyaçlarının, korkularının ya da varlığının yeterince fark edilmemesi anlamına gelir. Çocuk fiziksel olarak aile içinde vardır. Ama duygusal olarak çoğu zaman yalnızdır.

Bu yalnızlık her zaman açık bir ihmal gibi görünmez. Bazen evde yemek vardır, okul ihtiyaçları karşılanır, düzen vardır. Fakat çocuğun iç dünyası sorulmaz. Ne hissettiği, neye üzüldüğü, neden sustuğu ya da neye ihtiyaç duyduğu yeterince görülmez.

Çocuk zamanla şunu öğrenebilir: “Benim duygularım önemli değil.” Bu öğrenme büyüdüğünde de etkisini sürdürebilir. Kişi ilişkilerinde görülmek ister ama bunu istemekten utanır. Sevilmek ister ama ihtiyaç duymayı zayıflık sanır.
devamını oku

Küçükken Güçlü Olmak Zorunda Kalmak Yetişkinliği Nasıl Etkiler?

küçükken güçlü olmak zorunda kalmak ve yetişkinlikte duygusal yük üzerine psikoloji blog görseli
Küçükken güçlü olmak zorunda kalmak, yetişkinlikte yardım istemekte zorlanma, duyguları bastırma ve sürekli sorumluluk alma döngüsüne dönüşebilir.

Küçükken güçlü olmak zorunda kalmak, çocuğun yaşına uygun olmayan duygusal, zihinsel ya da ailevi yükleri erken yaşta taşımaya çalışmasıdır. Bu çocuklar çoğu zaman ağlamayı, istemeyi, ihtiyaç göstermeyi ya da yorulduğunu söylemeyi öğrenemez. Çünkü evde güçlü kalması gereken biri vardır ve o kişi çoğu zaman çocuğun kendisi olur.

Bazı çocuklar ailesini üzmemek için susar. Bazıları annesini ya da babasını toparlamaya çalışır. Bazıları kardeşlerine ebeveyn gibi davranır. Bazıları ise kendi acısını ikinci plana atar. Dışarıdan “olgun”, “akıllı”, “dayanıklı” gibi görünür. Fakat içeride çoğu zaman yalnızdır.

Bu durum yetişkinlikte de iz bırakabilir. Kişi büyüdüğünde sorumluluk sahibi, dikkatli ve güçlü görünebilir. Ancak aynı zamanda yardım istemekte zorlanabilir, kimseye yük olmak istemeyebilir, duygularını bastırabilir ve sürekli güçlü durmak zorunda hissedebilir.
devamını oku

Duygusal Uyuşma Nedir? Hiçbir Şey Hissetmemek Ne Anlama Gelir?

duygusal uyuşma ve hiçbir şey hissetmemek üzerine yalnızlık temalı psikoloji görseli
Duygusal uyuşma, kişinin acıya, sevince, yakınlığa ya da hayata karşı eskisi kadar temas kuramamasıyla ilişkili olabilir.

Duygusal uyuşma, kişinin sevinç, üzüntü, öfke, heyecan ya da yakınlık gibi duygulara eskisi kadar temas edememesi durumudur. Kişi bazen “hiçbir şey hissetmiyorum”, “içim boş gibi”, “ağlayamıyorum”, “sevinemiyorum” ya da “olan bitene uzaktan bakıyor gibiyim” diyebilir.

Bu durum her zaman duygusuzluk anlamına gelmez. Bazen kişi çok şey hissettiği için değil, artık daha fazla hissetmeye dayanamadığı için kapanır. Duygusal uyuşma çoğu zaman zihnin ve bedenin kendini korumaya çalıştığı bir savunma hali olabilir.

İnsan uzun süre kaygı, stres, travma, hayal kırıklığı, yas, ilişki sorunları ya da tükenmişlik yaşadığında duygusal sistemi yorulabilir. Bir noktadan sonra kişi artık acıyı da, sevinci de, özlemi de aynı canlılıkta hissedemez. Bu da hayatı uzaktan izliyormuş gibi bir his yaratabilir.
devamını oku

İlişkide Değersiz Hissetmek Neden Olur?

ilişkide değersiz hissetmek ve partner tarafından görülmemek üzerine ilişki temalı görsel
İlişkide değersiz hissetmek, kişinin partneri tarafından görülmediğini, önemsenmediğini ya da sürekli kendini kanıtlamak zorunda kaldığını hissetmesiyle ortaya çıkabilir.

İlişkide değersiz hissetmek, kişinin partneri tarafından yeterince görülmediğini, önemsenmediğini, seçilmediğini ya da duygusal olarak geri planda kaldığını hissetmesidir. Bu duygu bazen açık bir ihmalin sonucudur. Bazen de kişinin geçmişten getirdiği değersizlik, terk edilme korkusu ya da onaylanma ihtiyacı ilişki içinde yeniden tetiklenir.

Bir insan ilişkide sevildiğini bilse bile değerli hissetmeyebilir. Partner yanında olabilir ama ilgisiz görünüyorsa, duygularını küçümsüyorsa, ihtiyaçlarını önemsemiyorsa ya da sürekli kendini savunmak zorunda bırakıyorsa kişi içten içe “Ben onun için yeterince önemli değilim” diye hissedebilir.

İlişkide değersiz hissetmek zamanla kişinin kendine bakışını da etkiler. Kişi daha fazla çabalar, daha fazla açıklama yapar, daha fazla alttan alır ya da partnerin ilgisini kazanmak için kendinden vazgeçmeye başlar. Bu durumda ilişki bir bağ kurma alanı olmaktan çıkar; kişinin kendi değerini kanıtlamaya çalıştığı bir yere dönüşür.
devamını oku