Susuyorsan güçlü değil, yorgunsun

Susmak çoğu zaman yanlış anlaşılır.
İnsan sustuğunda, çevresi bunu sakinlik, soğukkanlılık ya da kontrol olarak okuyabilir.
Oysa klinikte gördüğümüz tablo çok daha farklıdır:
Suskunluk çoğu zaman bir gücün değil, yorgunluğun sonucudur.

İnsan durup dururken susmaz.
Suskunluk genellikle biriken deneyimlerin, üst üste gelen hayal kırıklıklarının ve karşılık bulmayan anlatıların sonucudur.
Kişi başta anlatır, açıklar, kendini ifade etmeye çalışır.
Ama anlattığı şeyler duyulmadığında, ciddiye alınmadığında ya da sürekli yanlış anlaşıldığında, konuşmak giderek daha fazla enerji isteyen bir hâle gelir.
Bir noktadan sonra insan, söyleyecek sözü olmadığı için değil, söylediklerinin bir karşılığı olmadığına inandığı içinsusar.

Bu suskunluk çoğu zaman bilinçli bir tercih değildir.
Daha çok zihnin ve duygusal sistemin verdiği bir sinyaldir:
“Burada kendimi ifade etmek güvenli değil.”
Kişi kavga etmekten değil, anlatmanın sonuçsuzluğundan yorulmuştur.
devamını oku

İçimizdeki Yaralı Çocuk Büyümek İstemiyor

Bazen hayatta ne kadar yol alırsak alalım, bir bakış, bir cümle ya da bir sessizlik bizi geçmişin karanlık bir köşesine ışık hızında geri götürebilir. İçimizde, çok derinlerde, çocukluğumuzdan kalma bir parça, hala orada bir yerlerde bizimle yaşamaya devam eder. Bu parça, zaman zaman kendini hatırlatır: Belki bir ilişkide aşırı tepki veririz, belki basit bir eleştiride derin bir yetersizlik duygusuna kapılırız ya da yalnız kaldığımızda içimizde büyük bir korku uyanır. Tüm bunlar büyümeyen, büyüyemeyen ama hala sevilmek, anlaşılmak ve güvende olmak isteyen bir çocuğun sessiz çığlıklarıdır.

İçimizdeki bu yaralı çocuk, sadece psikolojik bir metafor değil; aslında hayatımızı yöneten, kararlarımızı etkileyen ve duygularımızı şekillendiren bir içsel parçadır. Çocukken alamadığımız sevgiyi hâlâ arıyor olabiliriz, duyulmamış sözlerimizi hâlâ birilerinin duymasını bekliyor olabiliriz. Bu yazıyı sayfanın en altındaki müzikle birlikte okumanı tavsiye ediyorum.

devamını oku

İlişkilerinde neden hep aynı hatayı yapıyorsun?

İlişkilerde kendinizi hep aynı döngünün içinde buluyor musunuz? Farklı kişilerle tanışıyorsunuz, belki her seferinde “Bu sefer farklı olacak” diyorsunuz ama sonunda yine aynı kırgınlıklar, aynı tartışmalar ve aynı mutsuzluk… Eğer bu cümleler size tanıdık geliyorsa, merak etmeyin, yalnız değilsiniz. Aslında bu, çoğumuzun farkında olmadan yaptığı bir şey.

Çünkü ilişkilerde yaptığımız hatalar sadece o anki durumlarla ilgili değil, bizim geçmişimiz, çocukluğumuz, ailemiz ve öğrendiğimiz ilişki kalıplarıyla da çok yakından bağlantılıdır. Peki, neden hep benzer ilişkilere giriyoruz? Neden geçmişte bizi üzen birini bırakıp yeni bir ilişkiye başladığımızda bile benzer sorunlarla karşılaşıyoruz?
devamını oku