
Cinsel performans kaygısı, kişinin cinsel yakınlık sırasında “yeterli olabilecek miyim?”, “başarısız olur muyum?”, “partnerim memnun kalacak mı?” gibi düşüncelerle yoğun kaygı yaşamasıdır. Bu kaygı, cinselliğin doğal akışını bozabilir ve kişinin bedeniyle temasını zorlaştırabilir.
Cinsellik, yalnızca bedensel bir süreç değildir. Zihin, duygu, beden, ilişki dinamiği, güven, özgüven ve geçmiş deneyimler cinsel yaşamı etkileyebilir. Bu nedenle cinsel performans kaygısı yaşayan kişi çoğu zaman sadece cinsellikte değil, kendini yeterli görme, beğenilme, kabul edilme ve başarısız olmaktan korkma gibi alanlarda da zorlanabilir.
Cinsel performans kaygısı hem kadınlarda hem erkeklerde görülebilir. Erkeklerde daha çok sertleşme sorunu, erken boşalma kaygısı ya da partneri tatmin edememe korkusu üzerinden ortaya çıkabilir. Kadınlarda ise rahatlayamama, bedeni kasma, cinsel yakınlık sırasında zihnin sürekli çalışması, istek azalması veya kendini yeterince çekici hissetmeme şeklinde görülebilir.
devamını oku


Çift terapisiyle ilgili en yaygın yanlış düşüncelerden biri, terapiye ancak ilişki bitme noktasına geldiğinde başvurulması gerektiğidir. Oysa çift terapisi yalnızca ayrılık, boşanma ya da büyük kriz dönemlerinde alınan bir destek değildir. İlişkide iletişim zayıflamaya başladığında, taraflar birbirini duymakta zorlandığında veya aynı sorunlar sürekli tekrar ettiğinde de çift terapisi önemli bir destek alanı olabilir.