Ankara Psikolog Burak Akkaya: Can Psikoloji’de Terapi ve Psikolojik Destek

Uzm. Psk. Burak Akkaya’nın Can Psikoloji’de bireysel terapi, çift terapisi, cinsel terapi, travma terapisi ve online terapi alanlarında sunduğu psikolojik destek süreci.
Ankara psikolog Burak Akkaya Can Psikoloji Çukurambar

Psikolojik destek almaya karar vermek, birçok kişi için kolay verilen bir karar değildir. İnsan çoğu zaman yaşadığı kaygıyı, ilişki sorunlarını, panik atak belirtilerini, travmatik yaşantıların etkisini ya da duygusal yorgunluğu uzun süre kendi içinde taşımaya çalışır. Bazen “geçer” diye bekler, bazen güçlü görünmeye çalışır, bazen de ne yaşadığını tam olarak adlandıramadığı için yardım almayı erteler.

Oysa terapi süreci yalnızca sorunların anlatıldığı bir görüşme değildir. Terapi, kişinin kendisini, duygularını, ilişkilerini, tekrar eden yaşam döngülerini ve zorlandığı alanları daha sağlıklı şekilde anlamasına yardımcı olan profesyonel bir süreçtir. Bu nedenle Ankara’da psikolog arayan kişiler için doğru uzmanla çalışmak, terapi sürecinin en önemli adımlarından biridir.

Can Psikoloji, Ankara’da psikolojik destek almak isteyen kişiler için profesyonel bir terapi alanı sunar. Bu süreçte amaç yalnızca belirtileri azaltmak değildir. Kişinin yaşadığı zorluğun arkasındaki duygusal, ilişkisel ve psikolojik süreçleri anlamak; danışanın kendisiyle ve yaşamıyla daha sağlıklı bir bağ kurmasına yardımcı olmak hedeflenir.
devamını oku

Seni Seçmeyen Birine Neden Daha Çok Bağlanırsın?

Kaygılı bağlanma, belirsiz ilişki, değersizlik hissi ve seçilme ihtiyacının psikolojik nedenlerini anlatan blog yazısı görseli.
seni seçmeyen birine bağlanmak ve kaygılı bağlanma

Bazı insanlar hayatına gelmez. Kapının eşiğinde bekler.
Seni tamamen bırakmaz ama gerçekten seçtiğini de hissettirmez. Bir gün yakın davranır, ertesi gün uzaklaşır. Bazen ilgili gibidir, bazen yok gibidir. Sana açık bir cevap vermez ama tamamen kaybolarak da seni serbest bırakmaz. İşte tam bu belirsizlik, çoğu zaman insanı uzaklaştırmak yerine daha çok bağlar.

Çünkü zihin net olmayan şeyi bırakmakta zorlanır.
Bir ilişki açıkça bitmişse acı verir ama zamanla anlamlandırılabilir. Fakat ne olduğu belli olmayan, adı konmamış, bir var bir yok ilerleyen ilişkiler zihni sürekli meşgul eder. Kişi karşısındaki insanı değil, onun vereceği cevabı beklemeye başlar. “Beni istiyor mu?”, “Neden bazen yakın bazen uzak?”, “Bir gün değişir mi?” soruları zihnin içinde dönüp durur.

Bu yüzden seni seçmeyen birine bağlanmak her zaman aşk değildir. Bazen bu, belirsizliğin yarattığı psikolojik bir döngüdür. Karşındaki kişi sana az verir; ama o az şey zamanla çok büyük görünmeye başlar. Küçük bir mesaj, kısa bir ilgi, beklenmedik bir yakınlık bir anda umut haline gelir. İnsan bazen sevildiği için değil, bir gün seçilebilme ihtimaline tutunduğu için kalır.

Asıl yorucu olan da budur: Seni gerçekten seçen biri güven verir; ama seni arada bırakan biri zihnini sürekli çalıştırır. Ve insan bazen huzur veren şeyi değil, zihnini en çok meşgul eden şeyi aşk sanır.
devamını oku

Sürekli Kötü Bir Şey Olacakmış Gibi Hissetmek Neden Olur?

sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek ve kaygı hali
Bazı insanlar ortada belirgin bir sorun yokken bile içten içe kötü bir şey olacakmış gibi hisseder. Gün normal ilerliyordur, görünürde büyük bir tehlike yoktur ama beden rahatlayamaz. Zihin sürekli ihtimalleri tarar, “Ya bir şey olursa?”, “Ya kötü bir haber alırsam?”, “Ya her şey bir anda bozulursa?” gibi düşünceler arka planda dönmeye devam eder.

Bu his çoğu zaman yalnızca “evham” değildir. Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek; kaygı, stres, geçmiş deneyimler, güvensizlik, kontrol ihtiyacı ya da uzun süredir devam eden psikolojik yorgunlukla bağlantılı olabilir. Kişi bunu bazen iç sıkıntısı, huzursuzluk, kalp çarpıntısı, mide sıkışması, nefes darlığı ya da sürekli tetikte olma haliyle yaşayabilir.

En zor tarafı da şudur: Kişi çoğu zaman neye kaygılandığını tam olarak bilemez. Belirli bir sorun yoktur ama beden sanki bir tehlike varmış gibi alarmdadır. Bu yüzden bu duygu insanı hem zihinsel hem bedensel olarak yorar. Çünkü kötü bir şey olmasını beklemek, bazen kötü bir şey yaşamış kadar yorucu olabilir.
devamını oku

Ağlama İsteği Neden Olur? Sürekli Ağlamak İstemek Ne Anlama Gelir?

ağlama isteği neden olur ve sürekli ağlamak istemek
ağlama isteği neden olur ve sürekli ağlamak istemek

Bazı dönemlerde insan kendini sürekli ağlamak üzereymiş gibi hissedebilir. Ortada çok belirgin bir neden yoktur ama boğazda bir düğüm, göğüste bir sıkışma, içte bir doluluk hissi vardır. Bazen küçük bir cümle, bir şarkı, bir bakış ya da gün içinde yaşanan sıradan bir olay bile gözleri doldurabilir.

Sürekli ağlamak istemek çoğu zaman “zayıflık” değildir. Aksine, kişinin uzun süredir taşıdığı duygusal yükün artık görünür hale gelmesidir. İnsan bazen günlerce, haftalarca hatta aylarca güçlü durmaya çalışır; konuşmaz, bastırır, idare eder, erteler. Ama beden ve zihin bir noktadan sonra bu yükü başka şekilde dışarı çıkarır. Ağlama isteği bazen tam da bu yüzden gelir.

Ağlamak, çoğu zaman yalnızca üzüntünün değil; yorgunluğun, kaygının, kırgınlığın, bastırılmış öfkenin, çaresizliğin veya artık dayanacak gücü kalmamanın da ifadesidir. Bu yüzden “Neden ağlamak istiyorum?” sorusunun cevabı her zaman tek bir olayda bulunmaz. Bazen mesele o gün yaşanan şey değil, uzun zamandır biriken şeydir.
devamını oku