Suçluluk Duygusu: Sessizce İçimizi Kemiren Duygu

Bir gece herkes uyuduktan sonra aniden uyanırsınız. İçinizde bir ağırlık vardır. Belki gün içinde söylediğiniz bir söz, belki yıllar önce verdiğiniz bir karar ya da belki sadece kendi ihtiyaçlarınızı gözettiğiniz bir an…

Ama o an geldiğinde zihninizde bir ses belirir:

Yanlış mı yaptım? Ya üzülmesine sebep olduysam? Keşke öyle demeseydim.

İşte bu sesin adı suçluluktur.

Suçluluk, çoğu zaman bizimle fısıltıyla konuşur. Gürültülü değildir; ama inatçıdır. Gündüz işlerimize odaklanırken susturabiliriz belki ama geceleri, yalnız kaldığımızda tekrar çıkar karşımıza. Sessizce içimizi kemirir. Bizi yavaş yavaş yorar, özgüvenimizi tüketir, kendimize inancımızı zedeler.

Suçluluk duygusu aslında bir alarm sistemidir. Toplumsal ilişkileri düzenleyen, insanlara zarar vermememizi sağlayan bir iç pusuladır. Ancak bu pusula zamanla bozulursa, sürekli kendi etrafımızda dönmeye başlar ve yaşam enerjimizi emer. Kimi zaman bizi pasifleştirir, kimi zaman bizi değersiz hissettirir.
devamını oku

Savunma Mekanizmaları

İnsan zihni, kendini koruma konusunda oldukça yaratıcıdır. Hepimiz zaman zaman zorlayıcı duygular, stresli durumlar ve iç çatışmalar yaşarız. İşte tam da bu noktada, farkında olmasak bile zihnimiz savunma mekanizmalarını devreye sokar.

Psikodinamik terapi ekolüne göre, bu mekanizmalar bilinçdışı süreçlerdir ve psikolojik bütünlüğümüzü korumaya yardımcı olur. Peki, savunma mekanizmaları tam olarak nedir ve nasıl işler? Bu yazıda, günlük hayatta sıkça karşılaştığımız savunma mekanizmalarını örneklerle açıklayacağız. Belki de farkında olmadan her gün bu mekanizmalardan birini kullanıyorsunuz.
devamını oku