Hayaline 5 saniye uzaksın!

“Yarın kesin başlıyorum.

Sabah yapacağım ilk iş bu olacak!

Bu bölümü de izleyip hemen başlıyorum.

Şimdi hazır hissetmiyorum, hazır olduğumda yapmayı planlıyorum…”

Bu yazımda zaman zaman hepimizin maruz kaldığı motto olarak da bilinen ‘hayatın akışını yakalamak’ ya da ‘anı yaşamak’ sloganlardan bahsetmek istemiyorum. Bunlar yerine sana fayda sağlayacak bir farkındalık kazandırmak istiyorum. Ama bütün bu bahaneler ertelediğin şeyler için savunma mekanizman tarafından sana altın tepsi ile sunuluyor.

Eğer sorumlulukların bugününü etkilemeden yarın sorun haline gelebilir. Küçük bir kar topunun çığ olduğunu unutmamalısın.

Bu yazımda sana televizyon programı sunucusu Mel Robbins’in bir konuşmasında bahsettiği: 5 saniye Kuralından bahsetmek istiyorum. Kuralın daha anlaşılır olması için beynimizin çalışması hakkında kısa bir bilgilendirmenin faydalı olacağını düşünüyorum.
devamını oku

Özgül fobiler

Özgül fobi, kişinin belirli bir nesne ya da durumun varlığında belirgin bir korku veya anksiyete yaşadığı rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığı bulunan kişiler fobi nedeni uyarıcıyla karşılaştıklarında genellikle panik atağa benzer bir korku tepkisi gösterirler, bazı bireylerde panik atak da gözlenebilir. Özgül fobisi olanlar fobi nedeni nesne ya da durumla karşılaşma beklentisi içinde oldukları için kaygı yaşarlar ve bu nesne veya durumlardan kaçınmak için büyük çaba harcarlar.

Örneğin klostrofobisi olan birey asansöre binmemek için çok yoğun çaba harcar ve çok sayıda katı merdivenle çıkabilir veya asansör kullanmasını gerektiren durumlarda işleri geri çevirmeyi göze alabilir.

Böceklerden korkan birisi ise izlediği filmin bir sahnesinde böcek olduğunu fark ederse gözünü kapatabilir veya ortamı terk edebilir.

Özgül fobisi olan bireylerde tipik olarak gözlenen bu kaçınma davranışları bu rahatsızlığın en dikkat çekici özelliğidir.

Fobi durumunda korkunç bir şey olacağına dair mantık dışı beklenti ve bu durumla karşılaşılınca verilen tepkinin kişi için rahatsız edici olmasıyla birleşince kişiler bu tarz kaçınma davranışlarında bulunur.

devamını oku

Sosyal fobi

Sosyal fobi, sosyal ortamlarda ortaya çıkan çeşitli belirtilerle karakterize sık görülen kaygı bozukluklarından biridir. Genellikle çocukluk veya ergenlik çağında başlar. Bu bozukluğa sahip kişiler, sosyal durumlarda oldukça gergin veya rahatsız hissetme eğilimindedir. Başkaları tarafından utangaç, sessiz, içe dönük, geri çekilmiş, engellenmiş, mesafeli ve ilgisiz kişiler olarak görülür. Tam tersi olarak arkadaş edinmek, gruplara dahil olmak ve sosyal etkileşim içeren aktivitelere katılmaktan zevk alırlar; fakat, endişeleri sebebiyle istedikleri pek çok şeyi yapamazlar.

Sosyal fobisi olan bireyler korkularının aşırı ve mantıksız olduğunu kabul ettikleri halde kendilerini endişelerine karşı güçsüz hissederler ve küçük düşmekten veya utanç duyacakları bir olay yaşamaktan korkarlar. Endişe; günlük rutinleri, mesleki performansı veya sosyal hayatı önemli derecede etkiler ve sonuç olarak bu kişilerin okullarını bitirmeleri, iş görüşmesi yaparak iş bulmaları, arkadaşlıklar ve romantik ilişkiler kurmaları zorlaştırır.

Bu bozukluğa sahip bireyler kendilerini güçsüz, yalnız hissederler ve zaman içinde toplumdan soyutlanmış bir hale gelirler. Bu kişiler sosyal ortamlara veya romantik ilişkilere ya hiç giremezler ya da kısıtlı ilişkiler kurarlar.

devamını oku

Kleptomani

Kleptomani kelimesi köken olarak Yunanca hırsız anlamına gelen Kleptes kökünden gelmektedir. “Gerçekte gerek duyulmayan maddeleri çalma dürtüsü” olarak tanımlanan kleptomani kelimesi Türkçeye “Çalma Deliliği” olarak çevrilebilir.

Birey gerçekten ihtiyaç duymadığı ve genellikle çok az değeri olan eşyaları çalma dürtüsü geliştirmesi ve bu dürtülere tekrar tekrar direnememesi Kleptomani olarak adlandırılır. Kleptomani bireylerin çoğu, psikiyatrik destek almaktan korktukları için gizlilik ve utanç içinde yaşarlar. İlaç tedavisi veya psikoterapi ile dürtüler kontrol altına alınabilir.

Tipik hırsızlarının aksine, Kleptomanikler kişisel kazanç elde etmek, cesaretlerini sınamak, intikam almak için çalmazlar. Aksine, çalma dürtüleri o kadar kuvvetlidir ki, bu duruma engel olamazlar. Çalma atakları genellikle kendiliğinden, planlamadan ve başka bir kişiden yardım almadan gerçekleşir.

Kleptomanik bireylerin çoğunlukla mağazalar ve süpermarketler gibi halka açık yerlerde hırsızlık yaparlar. Bazıları ise arkadaş ortamlarında ya da bulundukları parti, davet gibi sosyal ortamlarda başkalarının eşyalarını çalabilir. Çoğu zaman, çalınan eşyaların kleptomani bireyler için değeri yoktur ve aslında kişi bunları satın alabilecek güçtedir.

devamını oku