
Travma nedir sorusu, çoğu insanın ancak zor bir yaşantıdan sonra sormaya başladığı bir sorudur. Çünkü travma denildiğinde akla genellikle çok büyük olaylar gelir. Savaş, deprem, kaza, şiddet, kayıp ya da ağır bir tehdit travma olarak düşünülür. Bunlar elbette travmatik olabilir. Fakat travma yalnızca olayın büyüklüğüyle açıklanmaz.
Travma, kişinin yaşadığı bir olay karşısında kendini çaresiz, güvensiz, kontrolsüz ya da yoğun biçimde tehdit altında hissetmesiyle ortaya çıkabilir. Aynı olay bir kişide derin bir iz bırakırken, başka bir kişide aynı etkiyi yaratmayabilir. Bu nedenle travmayı anlamak için sadece “ne oldu?” sorusuna değil, “kişinin içinde ne oldu?” sorusuna da bakmak gerekir.
Bazı insanlar yaşadıkları şeyin travma olduğunu hemen fark eder. Bazıları ise yıllarca “geçti gitti” sanır. Ancak beden, zihin ve ilişkiler bazen geçmişte yaşananları taşımaya devam eder. Kişi bugün kaygı, öfke, iç sıkıntısı, güvensizlik, uyku sorunları, panik belirtileri ya da ilişkilerde sürekli tetikte olma hali yaşayabilir. Bu belirtilerin arkasında geçmişte yaşanan zorlayıcı deneyimler olabilir.
devamını oku
Psikolojik dayanıklılık, hayatın getirdiği zorlayıcı durumlarla başa çıkabilme, ayakta kalabilme ve devam edebilme gücü diyebiliriz. Herkesin inişli çıkışlı anları olur ve böyle zamanlarda güçlü kalmak bazen zor olabilir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ise işte tam burada devreye giriyor. BDT, olaylara verdiğimiz tepkileri yeniden şekillendirerek düşünce yapımızı daha olumlu ve esnek hale getirmemize yardımcı oluyor.