Ankara Psikolog: Duygusal Boşluk Hissi Neden Olur?

duygusal boşluk hissi, içsel boşluk ve Ankara psikolog desteği
Duygusal boşluk hissi, kişinin içinde açıklamakta zorlandığı eksiklik, yalnızlık ve anlamsızlık duygusuyla ilişkili olabilir.

Duygusal boşluk hissi, kişinin içinde açıklamakta zorlandığı bir eksiklik, anlamsızlık veya kopukluk hissetmesidir. İnsan dışarıdan her şey yolundaymış gibi görünebilir. İşine gider, insanlarla konuşur, sorumluluklarını yerine getirir. Ancak içten içe bir şeylerin eksik olduğunu hisseder.

Bu duygu bazen “içimde boşluk var” cümlesiyle anlatılır. Bazen kişi neye üzüldüğünü, ne istediğini ya da neden huzursuz olduğunu tam olarak bilemez. Hayat devam eder ama kişi kendini tam olarak hayatın içinde hissedemez.

Duygusal boşluk hissi yalnızca yalnız kalmakla ilgili değildir. Kalabalık içinde de yaşanabilir. Bir ilişki içindeyken, başarılı görünürken, sosyal olarak aktifken bile kişi içsel olarak boşluk hissedebilir. Bu nedenle mesele çoğu zaman dışarıda ne kadar insan olduğu değil, kişinin kendi içinde ne kadar temas kurabildiğidir.

Bu yazıda duygusal boşluk hissi nedir, neden olur, ilişkileri nasıl etkiler ve ne zaman psikolojik destek almak gerekir sorularını sade bir dille ele alacağız.
devamını oku

Ankara Psikolog: Aşırı Alınganlık ve Kırılganlık Neden Olur?

aşırı alınganlık ve kırılganlık yaşayan kişinin pencere önünde düşünceli hali
Aşırı alınganlık, eleştiriye hassasiyet, değersizlik hissi ve ilişkilerde kolay kırılma üzerine psikolojik açıklama

Aşırı alınganlık, kişinin sözleri, bakışları, davranışları ya da küçük değişiklikleri kolayca kişisel algılamasıdır. İnsan zaman zaman kırılabilir, yanlış anlaşılabilir ya da eleştiriden etkilenebilir. Ancak bu durum sık yaşanıyorsa, kişi ilişkilerde sürekli inciniyor, kendini savunmak zorunda hissediyor ya da küçük olaylardan büyük anlamlar çıkarıyorsa aşırı alınganlık ilişkileri ve günlük yaşamı zorlaştırabilir.

Aşırı alınganlık çoğu zaman sadece “hassas olmak” değildir. Bu duygunun arkasında değersizlik hissi, yetersizlik duygusu, eleştirilme korkusu, reddedilme hassasiyeti, geçmiş ilişkilerde yaşanan kırılmalar veya çocuklukta yeterince görülmemiş olmak bulunabilir.

Alıngan kişi çoğu zaman kötü niyetli değildir. Tam tersine, çoğu zaman fazla düşünür, fazla hisseder ve karşı tarafın ne demek istediğini anlamaya çalışırken kendi içinde yorulur. Bir cümle, bir sessizlik, bir geç cevap ya da yüz ifadesi zihninde büyüyebilir. “Bana mı kızdı?”, “Beni mi önemsemiyor?”, “Yanlış bir şey mi yaptım?”, “Beni değersiz mi görüyor?” gibi düşünceler devreye girebilir.
devamını oku

Yetersizlik Hissi Nedir? Kendini Yeterince İyi Görmemek

yetersizlik hissi psikoloji
yetersizlik hissi psikoloji

Yetersizlik hissi, kişinin kendini olduğu haliyle yeterli, başarılı, değerli ya da kabul edilebilir görmekte zorlanmasıdır. İnsan bazen eksik hissedebilir, hata yapabilir, başarısız olabilir ya da kendinden memnun olmayabilir. Ancak yetersizlik hissi sık tekrar ediyorsa, kişinin kendine bakışını, ilişkilerini, iş hayatını ve kararlarını etkilemeye başlayabilir.

Kendini yeterince iyi görmemek çoğu zaman yalnızca “özgüven eksikliği” değildir. Bu duygunun arkasında eleştirilme korkusu, değersizlik hissi, geçmiş deneyimler, yüksek beklentiler, mükemmeliyetçilik, çocuklukta yeterince görülmemek ya da sürekli başkalarıyla kıyaslanmak olabilir.

Yetersizlik hissi yaşayan kişi çoğu zaman dışarıdan başarılı, uyumlu ya da güçlü görünebilir. Fakat iç dünyasında sürekli kendini sorgular. “Yeterince iyi miyim?”, “Başaramazsam ne olur?”, “Ya insanlar yetersiz olduğumu fark ederse?”, “Benden daha iyileri var” gibi düşünceler zihnini yorabilir.

Bu yazıda yetersizlik hissi nedir, kendini yeterince iyi görememek neden olur, yetersizlik hissi ilişkileri ve günlük hayatı nasıl etkiler, bu duygu ile baş etmek için neler yapılabilir sorularını sade bir dille ele alacağız.
devamını oku

İnsan Neden Sürekli Onaylanmak İster?

Sevilmek İçin Kendinden Vazgeçme
Sevilmek İçin Kendinden Vazgeçmek

Onaylanma ihtiyacı, kişinin değerli, yeterli, sevilebilir ya da doğru biri olduğunu başkalarının tepkisiyle hissetmeye çalışmasıdır. İnsan zaman zaman beğenilmek, takdir edilmek, görülmek ve kabul edilmek ister. Bu oldukça insani bir ihtiyaçtır. Ancak kişi kendi değerini sürekli başkalarının onayına bağlıyorsa, bu ihtiyaç zamanla yorucu bir döngüye dönüşebilir.

Sürekli onay bekleyen kişi çoğu zaman kendi kararından emin olmakta zorlanır. Bir şey yapmadan önce “İnsanlar ne der?”, “Beni yanlış anlarlar mı?”, “Yetersiz görünür müyüm?”, “Beğenilmezsem ne olur?” diye düşünür. Bu düşünceler arttıkça kişi kendi iç sesinden uzaklaşır ve dışarıdan gelecek tepkiye göre yaşamaya başlar.

Onaylanma ihtiyacı sadece ilgi istemek değildir. Bazen insanın içindeki değersizlik, yetersizlik, eleştirilme korkusu ya da terk edilme kaygısı başkalarının onayıyla yatışmaya çalışır. Kişi onay aldığında kısa süreli rahatlar. Fakat bu rahatlama uzun sürmez. Bir süre sonra yeniden beğenilmek, yeniden takdir edilmek, yeniden doğru bulunmak ister.
devamını oku