Sürekli Kötü Bir Şey Olacakmış Gibi Hissetmek Neden Olur?

sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek ve kaygı hali
Bazı insanlar ortada belirgin bir sorun yokken bile içten içe kötü bir şey olacakmış gibi hisseder. Gün normal ilerliyordur, görünürde büyük bir tehlike yoktur ama beden rahatlayamaz. Zihin sürekli ihtimalleri tarar, “Ya bir şey olursa?”, “Ya kötü bir haber alırsam?”, “Ya her şey bir anda bozulursa?” gibi düşünceler arka planda dönmeye devam eder.

Bu his çoğu zaman yalnızca “evham” değildir. Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek; kaygı, stres, geçmiş deneyimler, güvensizlik, kontrol ihtiyacı ya da uzun süredir devam eden psikolojik yorgunlukla bağlantılı olabilir. Kişi bunu bazen iç sıkıntısı, huzursuzluk, kalp çarpıntısı, mide sıkışması, nefes darlığı ya da sürekli tetikte olma haliyle yaşayabilir.

En zor tarafı da şudur: Kişi çoğu zaman neye kaygılandığını tam olarak bilemez. Belirli bir sorun yoktur ama beden sanki bir tehlike varmış gibi alarmdadır. Bu yüzden bu duygu insanı hem zihinsel hem bedensel olarak yorar. Çünkü kötü bir şey olmasını beklemek, bazen kötü bir şey yaşamış kadar yorucu olabilir.
devamını oku

Psikoloji Sözlüğü – Psikolojide Sık Kullanılan Terimler

Adaptasyon: Organizmanın çevresel koşullara uyum sağlama süreci.
Aile Terapisi: Aile içi ilişkileri ve iletişimi güçlendirmeye odaklanan terapi türü.
Algı: Duyusal bilgilerin anlamlandırılması süreci.
Aleksitimi: Duyguları tanıma ve ifade etmede yaşanan güçlük.
Alt Benlik: Freud’un yapısal kuramında, içgüdüsel dürtüleri temsil eden ID’in halk dilindeki karşılığı.
Anksiyete: Nedeni belirli ya da belirsiz olan yoğun kaygı hali.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu: Toplum kurallarına uymama ve empati eksikliğiyle tanımlanan kişilik örüntüsü.
Arketip: Jung’a göre insanlığın ortak bilinçdışında yer alan evrensel semboller.
Asimilasyon: Yeni bilgilerin mevcut zihinsel yapıya uyarlanması süreci.
Ayna Nöronlar: Başkasının davranışlarını gözlemlediğimizde etkinleşen, empatiyle ilişkili beyin hücreleri.
Bağlanma: Çocuğun bakım verenle kurduğu ilk duygusal ilişki biçimi.
Bağlanma Kuramı: Bowlby tarafından geliştirilen, erken bağlanmanın yetişkin ilişkilerini etkilediğini açıklayan kuram.
Bastırma: Rahatsız edici duygu ve düşüncelerin bilinçten uzaklaştırılması.
Bedenselleştirme: Psikolojik sıkıntıların bedensel belirtilerle ifade edilmesi.
Benlik: Kişinin kendine dair algısı ve kimlik duygusu.
Benlik Saygısı: Kişinin kendine verdiği değer.
Benlik Kurgusu: Kişinin kendi hikayesini nasıl algıladığı ve anlamlandırdığı yapı.
Bilgi İşleme: Zihnin bilgiyi alma, depolama ve geri çağırma süreçleri.
Bilinç: O anda farkında olunan duygu, düşünce ve algıların toplamı.
Bilinçdışı: Farkında olunmayan ancak davranışları etkileyen zihinsel süreçler.

devamını oku