Ankara Cinsel Terapi: Cinsel İsteksizlik Neden Olur?

cinsel isteksizlik ve ilişkide cinsel isteğin azalması üzerine sade psikoloji blog görseli
Cinsel isteksizlik; stres, kaygı, ilişki sorunları, duygusal uzaklaşma ve cinselliğe yüklenen anlamlarla ilişkili olabilir.

Cinsel isteksizlik, kişinin cinselliğe karşı ilgisinin azalması, cinsel yakınlıktan uzaklaşması ya da cinsel isteği eskisi kadar hissetmemesi durumudur. Bu durum zaman zaman birçok ilişkide görülebilir. Ancak uzun süredir devam ediyorsa, kişiyi ya da ilişkiyi zorlamaya başladıysa ele alınması gereken önemli bir konu haline gelebilir.

Cinsel isteksizlik yalnızca “istememek” değildir. Bazen kişi partnerini sevdiği halde cinsel istek duymakta zorlanabilir. Bazen yakınlık ister ama cinsellikten kaçınır. Bazen de cinsellik aklına geldiğinde rahatlık yerine baskı, suçluluk, kaygı ya da zorunluluk hisseder.

Bu yüzden cinsel isteksizlik sadece bedensel bir mesele gibi görülmemelidir. Psikolojik, ilişkisel, bedensel ve duygusal birçok etken cinsel isteği etkileyebilir. Stres, kaygı, depresif duygu durum, ilişki sorunları, kırgınlıklar, performans kaygısı, beden algısı, geçmiş deneyimler ve cinselliğe yüklenen anlam bu süreçte belirleyici olabilir.
devamını oku

Ankara Çift Terapisi: Güven Problemi Nasıl Ele Alınır?

güven terapisi
ankara güven ve aldatma

Ankara çift terapisi arayan birçok çiftin en önemli gündemlerinden biri güven problemidir. Güven, bir ilişkinin yalnızca sadakatle ilgili kısmı değildir. Güven; anlaşılmak, korunmak, önemsenmek, açık davranmak ve ilişkide duygusal olarak güvende hissetmekle de ilgilidir.

Bir ilişkide güven zedelendiğinde çiftler aynı evin içinde olsalar bile birbirine uzak hissedebilir. Konuşmalar daha dikkatli yapılır. Mesajlar, davranışlar, geç kalmalar, sessizlikler ve küçük değişiklikler bile şüphe yaratabilir. Bir taraf sürekli açıklama beklerken, diğer taraf sürekli sorgulandığını hissedebilir.

Güven problemi bazen aldatma sonrası ortaya çıkar. Bazen yalanlar, gizlemeler, tutulmayan sözler, duygusal uzaklık ya da tekrar eden hayal kırıklıkları güveni zedeler. Bazı ilişkilerde ise geçmiş ilişkilerden veya çocukluk yaşantılarından gelen güvensizlik bugünkü ilişkiye taşınır.

Bu nedenle güven problemi yalnızca “Bana güvenmiyor” cümlesiyle açıklanamaz. Çoğu zaman ilişkinin içinde birikmiş kırgınlıklar, söylenmemiş duygular, korunmamış sınırlar ve tekrar eden iletişim döngüleri vardır. Ankara çift terapisi sürecinde amaç kimin haklı olduğunu bulmak değil, güvenin nasıl zedelendiğini ve yeniden nasıl kurulabileceğini anlamaktır.
devamını oku

Birinin İlgisi Azalınca Neden Daha Çok Çabalarsın?

birinin ilgisi azalınca daha çok çabalamak ve ilişkide kaygılı bağlanma
birinin ilgisi azalınca daha çok çabalamak ve ilişkide kaygılı bağlanma

Birinin ilgisi azaldığında bazı insanlar geri çekilmek yerine daha çok çabalamaya başlar. Daha fazla mesaj atar, daha fazla açıklama yapar, daha anlayışlı olmaya çalışır, kendini daha çok göstermeye çalışır. Karşı taraf uzaklaştıkça kişi onun ilgisini geri kazanmak için daha fazla emek verir.

İlk bakışta bu durum sevgi gibi görünebilir. “Onu sevdiğim için çabalıyorum” diye düşünülebilir. Fakat bazen bu çabanın altında sevgi kadar kaygı da vardır. Kişi karşı tarafı gerçekten istediği için değil, onun ilgisini kaybettiğinde kendini değersiz, yetersiz ya da terk edilmiş hissettiği için daha çok çabalar.

Bu yüzden ilgi azalınca verilen tepki yalnızca karşı tarafla ilgili değildir. O ilginin azalması kişinin içinde daha eski bir duyguyu tetikleyebilir. “Beni artık istemiyor mu?”, “Ben bir hata mı yaptım?”, “Yeterince iyi değil miyim?”, “Benden sıkıldı mı?” gibi düşünceler devreye girdiğinde ilişki bir bağ olmaktan çıkar, kişinin kendi değerini kanıtlama alanına dönüşür.

Birinin ilgisi azaldığında daha çok çabalamak, çoğu zaman ilişkiyi kurtarma çabası gibi görünür. Ama bazen kişi ilişkiyi değil, kendi içindeki kaygıyı yatıştırmaya çalışıyordur.
devamını oku

Birbirini Seven İnsanlar Neden Birbirini Yorar?

birbirini seven insanların ilişkide birbirini yorması ve çift terapisi
birbirini seven insanların ilişkide birbirini yorması ve çift terapisi

Bir ilişkide en kafa karıştırıcı durumlardan biri şudur: İki insan birbirini sever ama yine de birbirini çok yorar. Dışarıdan bakıldığında sevgi vardır, emek vardır, belki kopmak istemeyen iki insan vardır. Ama ilişkinin içinde sürekli bir kırgınlık, yanlış anlaşılma, beklenti, savunma ve yorgunluk birikmeye başlar.

Bu yüzden birçok kişi kendine şu soruyu sorar:
“Seviyorsak neden bu kadar zorlanıyoruz?”

Aslında sevgi, bir ilişkinin devam etmesi için önemli bir duygudur; fakat tek başına yeterli değildir. Çünkü ilişki yalnızca sevmekle değil, anlaşılmakla, güvende hissetmekle, duyulmakla, sınırları korumakla ve duyguları sağlıklı ifade edebilmekle ayakta kalır.

Bazen insanlar birbirini sevdiği halde birbirinin en hassas yerine dokunur. Biri ilgi bekler, diğeri baskı hisseder. Biri konuşmak ister, diğeri susar. Biri yakınlık arar, diğeri geri çekilir. İki taraf da aslında ilişkiyi korumaya çalışır; ama kullandıkları yollar birbirini daha fazla yorar.

Bu nedenle ilişkide yorgunluk her zaman sevginin bittiği anlamına gelmez. Bazen sevgi vardır ama ilişki döngüsü sağlıksızdır. Bazen insanlar birbirini sevdiği halde aynı dili konuşamaz. Bazen de sevgi, geçmişten gelen yaraların içinde yorucu bir mücadeleye dönüşür.
devamını oku