İlişkide Sürekli Alttan Almak Neden Zarar Verir?

ilişkide sürekli alttan almak ve duygusal olarak uzaklaşan çift görseli
İlişkide sürekli alttan almak, kişinin kendi duygularını bastırmasına, sınırlarını kaybetmesine ve zamanla kırgınlık biriktirmesine neden olabilir.

İlişkide alttan almak, bazen tartışmayı büyütmemek, ilişkiyi korumak ya da karşı tarafı kırmamak için yapılan bir davranış gibi görünür. İnsan zaman zaman geri adım atabilir, anlayış gösterebilir, sakin kalmayı seçebilir. Ancak kişi sürekli alttan alıyorsa, bu artık olgunluk değil; kendi duygularını bastırma biçimine dönüşebilir.

Bazı insanlar ilişkide sorun çıkmasın diye susar. Kırıldığını söylemez. Haklı olduğu yerde bile geri çekilir. Kendi ihtiyacını dile getirmek yerine karşı tarafın öfkesini, kırgınlığını ya da tepkisini yatıştırmaya çalışır. Bir süre sonra ilişki devam eder ama kişi kendi içinde yalnızlaşır.

İlişkide alttan almak özellikle hayır diyememek, sınır koyamamak, terk edilme korkusu, suçluluk duygusu, değersizlik hissi ve onaylanma ihtiyacıyla bağlantılı olabilir. Kişi ilişki bozulmasın diye kendinden vazgeçtiğinde, görünürde huzur sağlanır ama içeride kırgınlık birikir.
devamını oku

Sürekli Açıklama Yapma İhtiyacı Neden Olur?

sürekli açıklama yapma ihtiyacı üzerine tartışan çift görseli
Sürekli açıklama yapma ihtiyacı, kişinin ilişkide kendini savunmak, yanlış anlaşılmamak ve suçlu görünmemek için sürekli tetikte kalmasına neden olabilir.

Sürekli açıklama yapma ihtiyacı, kişinin kendini yanlış anlaşılmaktan korumak, suçlu görünmemek, karşı tarafı ikna etmek ya da kabul görmek için gereğinden fazla savunmaya geçmesidir. İnsan bazen kendini anlatmak ister. Bu doğaldır. Ancak kişi her davranışını, her kararını, her duygusunu uzun uzun açıklamak zorunda hissediyorsa, bu durum zamanla yorucu bir döngüye dönüşebilir.

Bazı insanlar hayır dediğinde açıklama yapar. Kırıldığında açıklama yapar. Mesafe koyduğunda açıklama yapar. Bir şeye yetişemediğinde açıklama yapar. Hatta yanlış bir şey yapmadığında bile kendini savunur. Çünkü içten içe “Yanlış anlaşılmamalıyım”, “Beni kötü biri sanmasınlar”, “Kızmasınlar”, “Beni terk etmesinler” gibi düşünceler taşır.

Sürekli açıklama yapma ihtiyacı çoğu zaman sadece iletişim alışkanlığı değildir. Bu ihtiyacın arkasında suçluluk duygusu, onaylanma ihtiyacı, değersizlik hissi, çocuklukta sık eleştirilmek, ilişkide suçlanmak, sınır koyamamak ya da terk edilme korkusu olabilir.
devamını oku

İlişkide Kendini Sürekli Suçlu Hissetmek Neden Olur?

ilişkide suçlu hissetmek ve sınır koyamamak üzerine sade psikoloji blog görseli
İlişkide sürekli suçlu hissetmek, kişinin kendi sınırlarını, ihtiyaçlarını ve duygularını bastırmasına neden olabilir.

İlişkide suçlu hissetmek, kişinin kendi ihtiyaçlarını, sınırlarını ya da duygularını ifade ettiğinde kendini kötü biri gibi hissetmesidir. İnsan ilişkilerinde zaman zaman hata yapabilir, kırabilir, yanlış anlaşılabilir ya da pişmanlık yaşayabilir. Ancak kişi sürekli kendini suçlu hissediyorsa, bu duygu artık ilişkiyi anlamaktan çok kişiyi yormaya başlar.

Bazı insanlar ilişkide ne yaşanırsa yaşansın sorumluluğu kendi üzerine alır. Partneri üzülse kendini suçlar. Tartışma çıksa kendini suçlar. Hayır dese kendini suçlar. Kendi ihtiyacını söylese bile “Acaba bencil mi davrandım?” diye düşünür. Bir süre sonra kişi ilişkide kendisi olmaktan çok, karşı tarafı kırmamaya çalışan birine dönüşür.

İlişkide suçlu hissetmek çoğu zaman sadece vicdanlı olmakla açıklanamaz. Bu duygunun arkasında terk edilme korkusu, değersizlik hissi, sınır koyamamak, onaylanma ihtiyacı, çocuklukta öğrenilmiş ilişki kalıpları ya da partnerin suçlayıcı tutumu olabilir.
devamını oku

Ankara Psikolog: Duygusal Boşluk Hissi Neden Olur?

duygusal boşluk hissi, içsel boşluk ve Ankara psikolog desteği
Duygusal boşluk hissi, kişinin içinde açıklamakta zorlandığı eksiklik, yalnızlık ve anlamsızlık duygusuyla ilişkili olabilir.

Duygusal boşluk hissi, kişinin içinde açıklamakta zorlandığı bir eksiklik, anlamsızlık veya kopukluk hissetmesidir. İnsan dışarıdan her şey yolundaymış gibi görünebilir. İşine gider, insanlarla konuşur, sorumluluklarını yerine getirir. Ancak içten içe bir şeylerin eksik olduğunu hisseder.

Bu duygu bazen “içimde boşluk var” cümlesiyle anlatılır. Bazen kişi neye üzüldüğünü, ne istediğini ya da neden huzursuz olduğunu tam olarak bilemez. Hayat devam eder ama kişi kendini tam olarak hayatın içinde hissedemez.

Duygusal boşluk hissi yalnızca yalnız kalmakla ilgili değildir. Kalabalık içinde de yaşanabilir. Bir ilişki içindeyken, başarılı görünürken, sosyal olarak aktifken bile kişi içsel olarak boşluk hissedebilir. Bu nedenle mesele çoğu zaman dışarıda ne kadar insan olduğu değil, kişinin kendi içinde ne kadar temas kurabildiğidir.

Bu yazıda duygusal boşluk hissi nedir, neden olur, ilişkileri nasıl etkiler ve ne zaman psikolojik destek almak gerekir sorularını sade bir dille ele alacağız.
devamını oku