
İlişkide alttan almak, bazen tartışmayı büyütmemek, ilişkiyi korumak ya da karşı tarafı kırmamak için yapılan bir davranış gibi görünür. İnsan zaman zaman geri adım atabilir, anlayış gösterebilir, sakin kalmayı seçebilir. Ancak kişi sürekli alttan alıyorsa, bu artık olgunluk değil; kendi duygularını bastırma biçimine dönüşebilir.
Bazı insanlar ilişkide sorun çıkmasın diye susar. Kırıldığını söylemez. Haklı olduğu yerde bile geri çekilir. Kendi ihtiyacını dile getirmek yerine karşı tarafın öfkesini, kırgınlığını ya da tepkisini yatıştırmaya çalışır. Bir süre sonra ilişki devam eder ama kişi kendi içinde yalnızlaşır.
İlişkide alttan almak özellikle hayır diyememek, sınır koyamamak, terk edilme korkusu, suçluluk duygusu, değersizlik hissi ve onaylanma ihtiyacıyla bağlantılı olabilir. Kişi ilişki bozulmasın diye kendinden vazgeçtiğinde, görünürde huzur sağlanır ama içeride kırgınlık birikir.
devamını oku
Hayat bazen geçmişin gölgesinde geçer. Bir karar alırız, bir kelime söyleriz ya da sadece bir şeyi yapmadığımız için yıllar boyu içten içe kendimizi suçlarız. Zaman geçer, hayat değişir ama içimizdeki o ince sızı kalır. Bazı duygular vardır, açıkça ortaya çıkmazlar ama sessizce içeride büyür, şekil değiştirir, bazen bedenimize ağrı olarak, bazen huzursuzluk olarak geri döner. İşte suçluluk duygusu da bunlardan biridir. Açık bir ifade bulamaz çoğu zaman; yüzleşilmediği için yıllarca bastırılır, yutulur, ama içten içe kişinin benlik algısını kemirmeye devam eder.