
İlişkide suçlu hissetmek, kişinin kendi ihtiyaçlarını, sınırlarını ya da duygularını ifade ettiğinde kendini kötü biri gibi hissetmesidir. İnsan ilişkilerinde zaman zaman hata yapabilir, kırabilir, yanlış anlaşılabilir ya da pişmanlık yaşayabilir. Ancak kişi sürekli kendini suçlu hissediyorsa, bu duygu artık ilişkiyi anlamaktan çok kişiyi yormaya başlar.
Bazı insanlar ilişkide ne yaşanırsa yaşansın sorumluluğu kendi üzerine alır. Partneri üzülse kendini suçlar. Tartışma çıksa kendini suçlar. Hayır dese kendini suçlar. Kendi ihtiyacını söylese bile “Acaba bencil mi davrandım?” diye düşünür. Bir süre sonra kişi ilişkide kendisi olmaktan çok, karşı tarafı kırmamaya çalışan birine dönüşür.
İlişkide suçlu hissetmek çoğu zaman sadece vicdanlı olmakla açıklanamaz. Bu duygunun arkasında terk edilme korkusu, değersizlik hissi, sınır koyamamak, onaylanma ihtiyacı, çocuklukta öğrenilmiş ilişki kalıpları ya da partnerin suçlayıcı tutumu olabilir.
devamını oku

Susmak çoğu zaman yanlış anlaşılır.
Bazen hayatta ne kadar yol alırsak alalım, bir bakış, bir cümle ya da bir sessizlik bizi geçmişin karanlık bir köşesine ışık hızında geri götürebilir. İçimizde, çok derinlerde, çocukluğumuzdan kalma bir parça, hala orada bir yerlerde bizimle yaşamaya devam eder. Bu parça, zaman zaman kendini hatırlatır: Belki bir ilişkide aşırı tepki veririz, belki basit bir eleştiride derin bir yetersizlik duygusuna kapılırız ya da yalnız kaldığımızda içimizde büyük bir korku uyanır. Tüm bunlar büyümeyen, büyüyemeyen ama hala sevilmek, anlaşılmak ve güvende olmak isteyen bir çocuğun sessiz çığlıklarıdır.