Birinin İlgisi Azalınca Neden Daha Çok Çabalarsın?

birinin ilgisi azalınca daha çok çabalamak ve ilişkide kaygılı bağlanma
birinin ilgisi azalınca daha çok çabalamak ve ilişkide kaygılı bağlanma

Birinin ilgisi azaldığında bazı insanlar geri çekilmek yerine daha çok çabalamaya başlar. Daha fazla mesaj atar, daha fazla açıklama yapar, daha anlayışlı olmaya çalışır, kendini daha çok göstermeye çalışır. Karşı taraf uzaklaştıkça kişi onun ilgisini geri kazanmak için daha fazla emek verir.

İlk bakışta bu durum sevgi gibi görünebilir. “Onu sevdiğim için çabalıyorum” diye düşünülebilir. Fakat bazen bu çabanın altında sevgi kadar kaygı da vardır. Kişi karşı tarafı gerçekten istediği için değil, onun ilgisini kaybettiğinde kendini değersiz, yetersiz ya da terk edilmiş hissettiği için daha çok çabalar.

Bu yüzden ilgi azalınca verilen tepki yalnızca karşı tarafla ilgili değildir. O ilginin azalması kişinin içinde daha eski bir duyguyu tetikleyebilir. “Beni artık istemiyor mu?”, “Ben bir hata mı yaptım?”, “Yeterince iyi değil miyim?”, “Benden sıkıldı mı?” gibi düşünceler devreye girdiğinde ilişki bir bağ olmaktan çıkar, kişinin kendi değerini kanıtlama alanına dönüşür.

Birinin ilgisi azaldığında daha çok çabalamak, çoğu zaman ilişkiyi kurtarma çabası gibi görünür. Ama bazen kişi ilişkiyi değil, kendi içindeki kaygıyı yatıştırmaya çalışıyordur.
devamını oku

Gece Gelen Kaygı Neden Daha Ağır Hissedilir?

gece kaygısı ve uyumadan önce gelen iç sıkıntısı
gece kaygısı ve uyumadan önce gelen iç sıkıntısı

Gündüz idare edebildiğin kaygı, gece olduğunda bazen daha ağır hissedilebilir. Gün içinde iş, okul, sorumluluklar, telefonlar, konuşmalar ve yapılacak işler zihni meşgul eder. İnsan çoğu zaman kaygısını bastırır, erteler ya da fark etmeden başka şeylerle üzerini örter. Fakat gece olup ortam sessizleştiğinde, zihin de beden de gün içinde kaçtığı düşüncelerle baş başa kalabilir.

Bu yüzden birçok kişi özellikle uyumadan önce iç sıkıntısı, huzursuzluk, kalp çarpıntısı, nefes daralması, kötü bir şey olacakmış hissi ya da yoğun düşünce akışı yaşayabilir. Gündüz çok rahatsız etmeyen bir konu, gece olduğunda büyümüş gibi görünebilir. Kişi yatağa girdiğinde zihni susmak yerine daha hızlı çalışmaya başlar.

Gece gelen kaygı, kişinin zayıf olduğu anlamına gelmez. Bu durum çoğu zaman bedenin ve zihnin gün içinde biriktirdiği gerilimin gece ortaya çıkmasıyla ilgilidir. Özellikle yoğun stres, belirsizlik, ilişki sorunları, bastırılmış duygular, panik atak geçmişi, kontrol ihtiyacı ve sürekli düşünme alışkanlığı gece kaygısını artırabilir.
devamını oku

Birbirini Seven İnsanlar Neden Birbirini Yorar?

birbirini seven insanların ilişkide birbirini yorması ve çift terapisi
birbirini seven insanların ilişkide birbirini yorması ve çift terapisi

Bir ilişkide en kafa karıştırıcı durumlardan biri şudur: İki insan birbirini sever ama yine de birbirini çok yorar. Dışarıdan bakıldığında sevgi vardır, emek vardır, belki kopmak istemeyen iki insan vardır. Ama ilişkinin içinde sürekli bir kırgınlık, yanlış anlaşılma, beklenti, savunma ve yorgunluk birikmeye başlar.

Bu yüzden birçok kişi kendine şu soruyu sorar:
“Seviyorsak neden bu kadar zorlanıyoruz?”

Aslında sevgi, bir ilişkinin devam etmesi için önemli bir duygudur; fakat tek başına yeterli değildir. Çünkü ilişki yalnızca sevmekle değil, anlaşılmakla, güvende hissetmekle, duyulmakla, sınırları korumakla ve duyguları sağlıklı ifade edebilmekle ayakta kalır.

Bazen insanlar birbirini sevdiği halde birbirinin en hassas yerine dokunur. Biri ilgi bekler, diğeri baskı hisseder. Biri konuşmak ister, diğeri susar. Biri yakınlık arar, diğeri geri çekilir. İki taraf da aslında ilişkiyi korumaya çalışır; ama kullandıkları yollar birbirini daha fazla yorar.

Bu nedenle ilişkide yorgunluk her zaman sevginin bittiği anlamına gelmez. Bazen sevgi vardır ama ilişki döngüsü sağlıksızdır. Bazen insanlar birbirini sevdiği halde aynı dili konuşamaz. Bazen de sevgi, geçmişten gelen yaraların içinde yorucu bir mücadeleye dönüşür.
devamını oku

Ankara Online Terapi: Evden Psikolojik Destek Almak Mümkün mü?

Ankara online terapi, evden psikolojik destek alma süreci, online psikolog görüşmeleri ve terapiye başlamadan önce dikkat edilmesi gerekenler.
Ankara online terapi ve evden psikolojik destek süreci

Online terapi son yıllarda psikolojik destek almak isteyen birçok kişi için önemli bir seçenek haline geldi. Özellikle yoğun iş temposu, şehir trafiği, zaman kısıtlılığı, farklı şehirde yaşama ya da yüz yüze görüşmeye gitmekte zorlanma gibi nedenler, online terapiyi daha ulaşılabilir hale getiriyor. Ankara’da online terapi arayan kişiler de çoğu zaman aynı soruyu soruyor: Evden psikolojik destek almak mümkün mü?

Bu sorunun cevabı birçok kişi için rahatlatıcı olabilir: Evet, uygun koşullar sağlandığında evden psikolojik destek almak mümkündür. Online terapi, terapist ve danışanın aynı fiziksel ortamda bulunmadan, görüntülü görüşme yoluyla düzenli olarak sürdürdüğü profesyonel bir terapi sürecidir. Yani bu süreç yalnızca “internet üzerinden konuşmak” değildir; belli bir çerçevesi, gizliliği, düzeni ve amacı olan psikolojik destek sürecidir.

Ankara online terapi arayışında olan kişiler için bu yöntem özellikle pratik bir seçenek olabilir. Ankara gibi büyük şehirlerde trafik, mesafe ve zaman yönetimi terapiye düzenli devam etmeyi zorlaştırabilir. Online terapi bu engelleri azaltarak kişinin terapi sürecine daha sürdürülebilir şekilde katılmasına yardımcı olabilir. Ancak online terapinin uygun olup olmadığı kişinin ihtiyacına, yaşadığı soruna, bulunduğu ortama ve terapi sürecinden beklentisine göre değerlendirilmelidir.
devamını oku