Seni Seçmeyen Birine Neden Daha Çok Bağlanırsın?

Kaygılı bağlanma, belirsiz ilişki, değersizlik hissi ve seçilme ihtiyacının psikolojik nedenlerini anlatan blog yazısı görseli.
seni seçmeyen birine bağlanmak ve kaygılı bağlanma

Bazı insanlar hayatına gelmez. Kapının eşiğinde bekler.
Seni tamamen bırakmaz ama gerçekten seçtiğini de hissettirmez. Bir gün yakın davranır, ertesi gün uzaklaşır. Bazen ilgili gibidir, bazen yok gibidir. Sana açık bir cevap vermez ama tamamen kaybolarak da seni serbest bırakmaz. İşte tam bu belirsizlik, çoğu zaman insanı uzaklaştırmak yerine daha çok bağlar.

Çünkü zihin net olmayan şeyi bırakmakta zorlanır.
Bir ilişki açıkça bitmişse acı verir ama zamanla anlamlandırılabilir. Fakat ne olduğu belli olmayan, adı konmamış, bir var bir yok ilerleyen ilişkiler zihni sürekli meşgul eder. Kişi karşısındaki insanı değil, onun vereceği cevabı beklemeye başlar. “Beni istiyor mu?”, “Neden bazen yakın bazen uzak?”, “Bir gün değişir mi?” soruları zihnin içinde dönüp durur.

Bu yüzden seni seçmeyen birine bağlanmak her zaman aşk değildir. Bazen bu, belirsizliğin yarattığı psikolojik bir döngüdür. Karşındaki kişi sana az verir; ama o az şey zamanla çok büyük görünmeye başlar. Küçük bir mesaj, kısa bir ilgi, beklenmedik bir yakınlık bir anda umut haline gelir. İnsan bazen sevildiği için değil, bir gün seçilebilme ihtimaline tutunduğu için kalır.

Asıl yorucu olan da budur: Seni gerçekten seçen biri güven verir; ama seni arada bırakan biri zihnini sürekli çalıştırır. Ve insan bazen huzur veren şeyi değil, zihnini en çok meşgul eden şeyi aşk sanır.
devamını oku

Ankara Cinsel Terapi: Cinsel Sorunlar Psikolojik Olabilir mi?

Cinsel sorunların psikolojik nedenleri, performans kaygısı, ilişki dinamikleri ve Ankara cinsel terapi süreci üzerine bilgilendirici blog
Ankara cinsel terapi ve cinsel sorunların psikolojik nedenleri

Cinsel sorunlar çoğu zaman konuşulması zor konular arasında yer alır. Birçok kişi yaşadığı problemi uzun süre kendi içinde anlamaya çalışır, ertelemeye çalışır ya da “zamanla geçer” diye düşünür. Oysa cinsellik yalnızca bedensel bir işlev değildir; duygu, düşünce, ilişki, güven, beden algısı, kaygı ve geçmiş deneyimlerle yakından bağlantılıdır. Bu nedenle cinsel sorunların bir kısmı yalnızca fiziksel nedenlerle değil, psikolojik süreçlerle de ilişkili olabilir.

Ankara cinsel terapi arayışında olan birçok kişi genellikle şu sorularla yola çıkar: “Bu sorun psikolojik mi?”, “Cinsel terapi işe yarar mı?”, “Cinsel sorunlar neden olur?”, “Bu durum ilişkime zarar verir mi?” Bu sorular oldukça anlaşılırdır. Çünkü cinsel sorunlar yalnızca bireyin kendisini değil, ilişki içindeki yakınlığı, güveni ve iletişimi de etkileyebilir.

Cinsel terapi, kişinin ya da çiftin yaşadığı cinsel sorunları güvenli, profesyonel ve yargılayıcı olmayan bir ortamda ele almayı amaçlar. Bu süreçte sorun yalnızca belirti üzerinden değerlendirilmez. Kişinin kaygısı, ilişki dinamiği, bedenle kurduğu ilişki, performans baskısı, suçluluk duygusu, geçmiş deneyimler ve partnerle iletişim biçimi birlikte ele alınır.
devamını oku

Durduk Yere Gelen Huzursuzluk Hissi Neden Olur?

Durduk yere gelen huzursuzluk hissinin psikolojik nedenleri; kaygı, stres, bastırılmış duygular, iç sıkıntısı ve sürekli tetikte olma haliyle ilişkisi.
durduk yere gelen huzursuzluk hissi ve kaygı

Durduk yere gelen huzursuzluk hissi, birçok kişinin yaşadığı ama tarif etmekte zorlandığı bir durumdur. Ortada belirgin bir sorun yoktur, gün normal ilerliyordur, belki her şey dışarıdan sakin görünüyordur; ama içeride açıklanamayan bir sıkışma, yerinde duramama, kötü bir şey olacakmış gibi hissetme ya da içten içe rahatsız olma hali vardır. Kişi çoğu zaman “Neden böyle hissediyorum?” diye düşünür ama net bir cevap bulamaz.

Bu huzursuzluk bazen bedende de kendini gösterir. Göğüste sıkışma, mideye oturan bir ağırlık, nefesin tam yetmemesi, kalp çarpıntısı, kas gerginliği ya da sürekli hareket etme isteği görülebilir. Zihin de aynı anda çalışmaya başlar: “Bir şey mi olacak?”, “Neden rahat değilim?”, “Acaba bilmediğim bir sorun mu var?” Bu sorular arttıkça huzursuzluk hissi daha da belirginleşebilir.

Durduk yere gelen huzursuzluk çoğu zaman gerçekten “durduk yere” değildir. Sadece kişi o anda bu hissin kaynağını fark edemiyor olabilir. Bazen uzun süredir biriken stres, bastırılmış duygular, kaygı, yorgunluk, kontrol ihtiyacı veya geçmiş deneyimlerin bıraktığı tetikte olma hali bu duyguyu ortaya çıkarabilir. Yani huzursuzluk, çoğu zaman zihnin ve bedenin “bir şeyler fazla geldi” deme biçimidir.
devamını oku

Sürekli Kötü Bir Şey Olacakmış Gibi Hissetmek Neden Olur?

sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek ve kaygı hali
Bazı insanlar ortada belirgin bir sorun yokken bile içten içe kötü bir şey olacakmış gibi hisseder. Gün normal ilerliyordur, görünürde büyük bir tehlike yoktur ama beden rahatlayamaz. Zihin sürekli ihtimalleri tarar, “Ya bir şey olursa?”, “Ya kötü bir haber alırsam?”, “Ya her şey bir anda bozulursa?” gibi düşünceler arka planda dönmeye devam eder.

Bu his çoğu zaman yalnızca “evham” değildir. Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek; kaygı, stres, geçmiş deneyimler, güvensizlik, kontrol ihtiyacı ya da uzun süredir devam eden psikolojik yorgunlukla bağlantılı olabilir. Kişi bunu bazen iç sıkıntısı, huzursuzluk, kalp çarpıntısı, mide sıkışması, nefes darlığı ya da sürekli tetikte olma haliyle yaşayabilir.

En zor tarafı da şudur: Kişi çoğu zaman neye kaygılandığını tam olarak bilemez. Belirli bir sorun yoktur ama beden sanki bir tehlike varmış gibi alarmdadır. Bu yüzden bu duygu insanı hem zihinsel hem bedensel olarak yorar. Çünkü kötü bir şey olmasını beklemek, bazen kötü bir şey yaşamış kadar yorucu olabilir.
devamını oku