İlişkide Sürekli Alttan Almak Neden Zarar Verir?

ilişkide sürekli alttan almak ve duygusal olarak uzaklaşan çift görseli
İlişkide sürekli alttan almak, kişinin kendi duygularını bastırmasına, sınırlarını kaybetmesine ve zamanla kırgınlık biriktirmesine neden olabilir.

İlişkide alttan almak, bazen tartışmayı büyütmemek, ilişkiyi korumak ya da karşı tarafı kırmamak için yapılan bir davranış gibi görünür. İnsan zaman zaman geri adım atabilir, anlayış gösterebilir, sakin kalmayı seçebilir. Ancak kişi sürekli alttan alıyorsa, bu artık olgunluk değil; kendi duygularını bastırma biçimine dönüşebilir.

Bazı insanlar ilişkide sorun çıkmasın diye susar. Kırıldığını söylemez. Haklı olduğu yerde bile geri çekilir. Kendi ihtiyacını dile getirmek yerine karşı tarafın öfkesini, kırgınlığını ya da tepkisini yatıştırmaya çalışır. Bir süre sonra ilişki devam eder ama kişi kendi içinde yalnızlaşır.

İlişkide alttan almak özellikle hayır diyememek, sınır koyamamak, terk edilme korkusu, suçluluk duygusu, değersizlik hissi ve onaylanma ihtiyacıyla bağlantılı olabilir. Kişi ilişki bozulmasın diye kendinden vazgeçtiğinde, görünürde huzur sağlanır ama içeride kırgınlık birikir.
devamını oku

Kırılmamak İçin Uzaklaşmak Neden Olur?

kırılmamak için uzaklaşmak ve ilişkide duygusal mesafe yaşayan çift görseli
Kırılmamak için uzaklaşmak, kişinin sevmediği için değil; incinmekten, reddedilmekten ya da yeniden kırılmaktan korktuğu için mesafe koymasıyla ilişkili olabilir.

Kırılmamak için uzaklaşmak, kişinin incinmekten, hayal kırıklığı yaşamaktan ya da tekrar aynı acıyı hissetmekten korunmak için duygusal mesafe koymasıdır. Bazı insanlar çok sevmediği için değil, çok kırılmaktan korktuğu için uzaklaşır.

İlişkide biri yakınlaştıkça kişi geri çekilebilir. Mesajlara geç dönebilir, duygularını azaltmaya çalışabilir, ilgisini saklayabilir ya da “çok bağlanırsam zarar görürüm” diye düşünebilir. Dışarıdan bakıldığında bu soğukluk gibi görünür. Oysa içeride çoğu zaman kırılma korkusu vardır.

Kırılmamak için uzaklaşmak bazen güçlü görünmenin bir yolu gibi yaşanır. Kişi “Ben kimseye ihtiyaç duymuyorum” der. Fakat aslında ihtiyacı yok değildir; sadece ihtiyacının görünmesinden korkar. Çünkü görünürse incineceğini, değer verirse kaybedeceğini ya da yakınlaşırsa kontrolü kaybedeceğini hissedebilir.
devamını oku

Terk Edilme Korkusu Nedir? İlişkiyi Kaybetme Korkusu

terk edilme korkusu ve ilişkiyi kaybetme kaygısı yaşayan çift görseli
Terk edilme korkusu, kişinin ilişkide sevildiğinden emin olamamasına ve ilişkiyi kaybetme kaygısıyla sürekli tetikte kalmasına neden olabilir.

Terk edilme korkusu, kişinin sevdiği insanı kaybedeceğine, yalnız kalacağına ya da ilişkide bir anda değersizleşeceğine dair yoğun kaygı yaşamasıdır. Bu korku bazen açıkça hissedilir. Bazen de sürekli onay beklemek, fazla düşünmek, susmak, alttan almak, kıskançlık, kontrol etme ya da ilişkide kendini kaybetmek şeklinde ortaya çıkar.

İlişkide kaybetme korkusu yaşayan kişi çoğu zaman sadece partnerini kaybetmekten korkmaz. Aynı zamanda sevilmeye layık olmadığını, kolayca vazgeçilebilir olduğunu ya da bir hata yaparsa terk edileceğini hisseder. Bu nedenle ilişkide rahat kalmak yerine sürekli tetikte olur.

Terk edilme korkusu sevginin yoğunluğu gibi görünebilir. Ancak çoğu zaman kişinin iç dünyasında güven ihtiyacının, değersizlik hissinin, geçmiş ilişki deneyimlerinin ve çocuklukta öğrenilmiş bağlanma kalıplarının bir sonucudur.
devamını oku

Sürekli Açıklama Yapma İhtiyacı Neden Olur?

sürekli açıklama yapma ihtiyacı üzerine tartışan çift görseli
Sürekli açıklama yapma ihtiyacı, kişinin ilişkide kendini savunmak, yanlış anlaşılmamak ve suçlu görünmemek için sürekli tetikte kalmasına neden olabilir.

Sürekli açıklama yapma ihtiyacı, kişinin kendini yanlış anlaşılmaktan korumak, suçlu görünmemek, karşı tarafı ikna etmek ya da kabul görmek için gereğinden fazla savunmaya geçmesidir. İnsan bazen kendini anlatmak ister. Bu doğaldır. Ancak kişi her davranışını, her kararını, her duygusunu uzun uzun açıklamak zorunda hissediyorsa, bu durum zamanla yorucu bir döngüye dönüşebilir.

Bazı insanlar hayır dediğinde açıklama yapar. Kırıldığında açıklama yapar. Mesafe koyduğunda açıklama yapar. Bir şeye yetişemediğinde açıklama yapar. Hatta yanlış bir şey yapmadığında bile kendini savunur. Çünkü içten içe “Yanlış anlaşılmamalıyım”, “Beni kötü biri sanmasınlar”, “Kızmasınlar”, “Beni terk etmesinler” gibi düşünceler taşır.

Sürekli açıklama yapma ihtiyacı çoğu zaman sadece iletişim alışkanlığı değildir. Bu ihtiyacın arkasında suçluluk duygusu, onaylanma ihtiyacı, değersizlik hissi, çocuklukta sık eleştirilmek, ilişkide suçlanmak, sınır koyamamak ya da terk edilme korkusu olabilir.
devamını oku