Ankara Cinsel Terapi: Cinsel İsteksizlik Neden Olur?

cinsel isteksizlik ve ilişkide cinsel isteğin azalması üzerine sade psikoloji blog görseli
Cinsel isteksizlik; stres, kaygı, ilişki sorunları, duygusal uzaklaşma ve cinselliğe yüklenen anlamlarla ilişkili olabilir.

Cinsel isteksizlik, kişinin cinselliğe karşı ilgisinin azalması, cinsel yakınlıktan uzaklaşması ya da cinsel isteği eskisi kadar hissetmemesi durumudur. Bu durum zaman zaman birçok ilişkide görülebilir. Ancak uzun süredir devam ediyorsa, kişiyi ya da ilişkiyi zorlamaya başladıysa ele alınması gereken önemli bir konu haline gelebilir.

Cinsel isteksizlik yalnızca “istememek” değildir. Bazen kişi partnerini sevdiği halde cinsel istek duymakta zorlanabilir. Bazen yakınlık ister ama cinsellikten kaçınır. Bazen de cinsellik aklına geldiğinde rahatlık yerine baskı, suçluluk, kaygı ya da zorunluluk hisseder.

Bu yüzden cinsel isteksizlik sadece bedensel bir mesele gibi görülmemelidir. Psikolojik, ilişkisel, bedensel ve duygusal birçok etken cinsel isteği etkileyebilir. Stres, kaygı, depresif duygu durum, ilişki sorunları, kırgınlıklar, performans kaygısı, beden algısı, geçmiş deneyimler ve cinselliğe yüklenen anlam bu süreçte belirleyici olabilir.
devamını oku

Ankara Psikolog: Başkalarını Memnun Etme İsteği Neden Yorar?

başkalarını memnun etme isteği ve hayır diyememek üzerine sade psikoloji blog görseli
Başkalarını memnun etme isteği, hayır diyememek, suçluluk duygusu ve sınır koyma güçlüğüyle ilişkili olabilir.

Başkalarını memnun etme isteği, kişinin kendi ihtiyaçlarını, sınırlarını ve duygularını geri plana atarak çevresindeki insanları hoş tutmaya çalışmasıdır. İnsan zaman zaman sevdiklerini düşünür, fedakârlık yapar, ilişkilerini korumaya çalışır. Bu oldukça insani bir durumdur. Ancak kişi sürekli başkalarının memnuniyetine göre yaşıyorsa, zamanla kendi iç dünyasından uzaklaşmaya başlar.

Başkalarını memnun etmeye çalışan kişi çoğu zaman “hayır” demekte zorlanır. Birini kırmamak, üzmemek, kızdırmamak ya da kaybetmemek için kendi isteğini bastırabilir. Başta bu davranış ilişkileri koruyor gibi görünür. Fakat uzun vadede kişi kendini yorgun, görünmez, değersiz ve sıkışmış hissedebilir.

Bu durum sadece iyi niyetle açıklanamaz. Bazen başkalarını memnun etme isteğinin arkasında onaylanma ihtiyacı, suçluluk duygusu, reddedilme korkusu, değersizlik hissi, kaygılı bağlanma ya da çocuklukta öğrenilmiş ilişki kalıpları olabilir.
devamını oku

Ankara Psikolog: Duygusal Boşluk Hissi Neden Olur?

duygusal boşluk hissi, içsel boşluk ve Ankara psikolog desteği
Duygusal boşluk hissi, kişinin içinde açıklamakta zorlandığı eksiklik, yalnızlık ve anlamsızlık duygusuyla ilişkili olabilir.

Duygusal boşluk hissi, kişinin içinde açıklamakta zorlandığı bir eksiklik, anlamsızlık veya kopukluk hissetmesidir. İnsan dışarıdan her şey yolundaymış gibi görünebilir. İşine gider, insanlarla konuşur, sorumluluklarını yerine getirir. Ancak içten içe bir şeylerin eksik olduğunu hisseder.

Bu duygu bazen “içimde boşluk var” cümlesiyle anlatılır. Bazen kişi neye üzüldüğünü, ne istediğini ya da neden huzursuz olduğunu tam olarak bilemez. Hayat devam eder ama kişi kendini tam olarak hayatın içinde hissedemez.

Duygusal boşluk hissi yalnızca yalnız kalmakla ilgili değildir. Kalabalık içinde de yaşanabilir. Bir ilişki içindeyken, başarılı görünürken, sosyal olarak aktifken bile kişi içsel olarak boşluk hissedebilir. Bu nedenle mesele çoğu zaman dışarıda ne kadar insan olduğu değil, kişinin kendi içinde ne kadar temas kurabildiğidir.

Bu yazıda duygusal boşluk hissi nedir, neden olur, ilişkileri nasıl etkiler ve ne zaman psikolojik destek almak gerekir sorularını sade bir dille ele alacağız.
devamını oku

Ankara Psikolog: Aşırı Alınganlık ve Kırılganlık Neden Olur?

aşırı alınganlık ve kırılganlık yaşayan kişinin pencere önünde düşünceli hali
Aşırı alınganlık, eleştiriye hassasiyet, değersizlik hissi ve ilişkilerde kolay kırılma üzerine psikolojik açıklama

Aşırı alınganlık, kişinin sözleri, bakışları, davranışları ya da küçük değişiklikleri kolayca kişisel algılamasıdır. İnsan zaman zaman kırılabilir, yanlış anlaşılabilir ya da eleştiriden etkilenebilir. Ancak bu durum sık yaşanıyorsa, kişi ilişkilerde sürekli inciniyor, kendini savunmak zorunda hissediyor ya da küçük olaylardan büyük anlamlar çıkarıyorsa aşırı alınganlık ilişkileri ve günlük yaşamı zorlaştırabilir.

Aşırı alınganlık çoğu zaman sadece “hassas olmak” değildir. Bu duygunun arkasında değersizlik hissi, yetersizlik duygusu, eleştirilme korkusu, reddedilme hassasiyeti, geçmiş ilişkilerde yaşanan kırılmalar veya çocuklukta yeterince görülmemiş olmak bulunabilir.

Alıngan kişi çoğu zaman kötü niyetli değildir. Tam tersine, çoğu zaman fazla düşünür, fazla hisseder ve karşı tarafın ne demek istediğini anlamaya çalışırken kendi içinde yorulur. Bir cümle, bir sessizlik, bir geç cevap ya da yüz ifadesi zihninde büyüyebilir. “Bana mı kızdı?”, “Beni mi önemsemiyor?”, “Yanlış bir şey mi yaptım?”, “Beni değersiz mi görüyor?” gibi düşünceler devreye girebilir.
devamını oku