Kendine Acımasız Davranmak Neden Olur?

kendine acımasız davranmak ve sert iç ses üzerine düşünen kişi görseli
Kendine acımasız davranmak, kişinin hata yaptığında, yorulduğunda ya da eksik kaldığında kendisini sert biçimde yargılamasıyla ilişkili olabilir.

Kendine acımasız davranmak, kişinin hata yaptığında, yorulduğunda, eksik kaldığında ya da istediği gibi davranamadığında kendisini sert bir dille yargılamasıdır. Bu durumda insan sadece davranışını değerlendirmez. Kendi değerini, yeterliliğini ve sevilmeye layık olup olmadığını da sorgulamaya başlar.

Bazı insanlar başkasına gösterdiği anlayışı kendisine gösteremez. Bir arkadaşının hatasını insanca görür ama kendi hatasında kendini ağır şekilde suçlar. Başkasının yorgunluğunu normal karşılar ama kendi yorgunluğunu zayıflık gibi yaşar.

Kendine acımasız davranmak çoğu zaman disiplinli olmakla karıştırılır. Oysa disiplin kişiyi toparlar. Acımasızlık ise kişiyi içeriden yorar. Kişi daha iyi olmak isterken, kendi iç sesinin baskısı altında daha da tükenebilir.
devamını oku

Çukurambar Psikolog: Psikolojik Destek Ne Zaman Gerekir?

Çukurambar psikolog ve psikolojik destek süreci için sade terapi odası görseli
Psikolojik destek almak için tamamen tükenmeyi beklemek gerekmez; terapi, kişinin yaşadığı duygusal ve ilişkisel döngüleri anlamasına yardımcı olabilir.

Çukurambar psikolog arayışı çoğu zaman kişinin artık tek başına taşımakta zorlandığı bir duygu, düşünce ya da ilişki döngüsüyle başlar. İnsan bazen ne yaşadığını tam olarak adlandıramaz. Sadece eskisi gibi olmadığını, daha çabuk yorulduğunu, daha fazla düşündüğünü ya da içinden çıkamadığı bir sıkışma yaşadığını fark eder.

Psikolojik destek almak için hayatın tamamen kontrolden çıkmasını beklemek gerekmez. Terapi yalnızca kriz anlarında başvurulan bir süreç değildir. Bazen kişi kendini daha iyi anlamak, tekrar eden döngülerini fark etmek, ilişkilerinde daha sağlıklı sınırlar kurmak ya da kaygısıyla baş etmeyi öğrenmek için de destek alabilir.

Ankara’da psikolog arayan birçok kişi, terapiye ne zaman başlaması gerektiğini merak eder. Çünkü bazı duygular zamanla geçer gibi görünür. Ancak kişi aynı kaygıya, aynı ilişki sorunlarına, aynı kırgınlıklara ya da aynı iç sıkıntısına tekrar tekrar dönüyorsa, burada destek almak önemli bir adım olabilir.
devamını oku

İlişkide Kendini Kanıtlama İhtiyacı Neden Olur?

ilişkide kendini kanıtlama ihtiyacı ve sevilmek için sürekli çabalama üzerine ilişki temalı görsel
İlişkide kendini kanıtlama ihtiyacı, kişinin sevilmek, değer görmek ya da terk edilmemek için sürekli daha fazla çabalamasıyla ilişkili olabilir.

İlişkide kendini kanıtlama, kişinin sevilmek, seçilmek, değer görmek ya da haklı bulunmak için sürekli daha fazla çabalaması durumudur. Bu ihtiyaç bazen açıkça fark edilir. Bazen de sürekli açıklama yapmak, alttan almak, fazla fedakârlık etmek, kendini savunmak ya da partnerin gözünde yeterli olmaya çalışmak şeklinde ortaya çıkar.

Kişi ilişkide yalnızca sevilmek istemez; sevilmeyi hak ettiğini de ispatlamak zorunda hisseder. Partnerin ilgisini kaybetmemek için daha anlayışlı olur, daha sabırlı davranır, daha çok açıklama yapar, daha çok uyum sağlar. Fakat bütün bu çabaya rağmen içten içe rahatlayamaz.

İlişkide kendini kanıtlama ihtiyacı çoğu zaman onaylanma ihtiyacı, değersizlik hissi, terk edilme korkusu, çocuklukta görülmeme, ilişkide sürekli eleştirilme ya da sevginin koşullu öğrenilmesiyle bağlantılı olabilir.
devamını oku

Duygusal Uyuşma Nedir? Hiçbir Şey Hissetmemek Ne Anlama Gelir?

duygusal uyuşma ve hiçbir şey hissetmemek üzerine yalnızlık temalı psikoloji görseli
Duygusal uyuşma, kişinin acıya, sevince, yakınlığa ya da hayata karşı eskisi kadar temas kuramamasıyla ilişkili olabilir.

Duygusal uyuşma, kişinin sevinç, üzüntü, öfke, heyecan ya da yakınlık gibi duygulara eskisi kadar temas edememesi durumudur. Kişi bazen “hiçbir şey hissetmiyorum”, “içim boş gibi”, “ağlayamıyorum”, “sevinemiyorum” ya da “olan bitene uzaktan bakıyor gibiyim” diyebilir.

Bu durum her zaman duygusuzluk anlamına gelmez. Bazen kişi çok şey hissettiği için değil, artık daha fazla hissetmeye dayanamadığı için kapanır. Duygusal uyuşma çoğu zaman zihnin ve bedenin kendini korumaya çalıştığı bir savunma hali olabilir.

İnsan uzun süre kaygı, stres, travma, hayal kırıklığı, yas, ilişki sorunları ya da tükenmişlik yaşadığında duygusal sistemi yorulabilir. Bir noktadan sonra kişi artık acıyı da, sevinci de, özlemi de aynı canlılıkta hissedemez. Bu da hayatı uzaktan izliyormuş gibi bir his yaratabilir.
devamını oku